Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada sermaye piyasalarındaki işlemleri ve denetim süreçlerini eleştirdi. Şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde olduğunun ifade edildiğini belirten Özlale, yüksek getiri sağlayan fonlardan kimlerin, ne zaman ve ne kadar para çektiğinin araştırılmasını istedi.
Bazı şirketlerin piyasa değerlerinin ekonomik gerçeklerden koptuğunu savunan Özlale, denetleyici kurumların uyarılara rağmen neden harekete geçmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
10 MİLYAR DOLARLIK ŞÜPHELİ FON İDDİASI
Özlale, borsada bazı şirketlerin ekonomik büyüklükleriyle açıklanamayacak piyasa değerlerine ulaştığını ileri sürdü.
250 çalışanı bulunan küçük bir finans şirketinin Türkiye'nin büyük sanayi holdinglerinden, küçük bir denizcilik şirketinin ise ülkenin en büyük telekom operatöründen daha değerli hâle gelebildiğini söyledi.
Şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde olduğunun ifade edildiğini belirten Özlale, bu fonlardaki işlemlerin ve yüksek getirilerin kaynağının incelenmesini istedi.
“KİMLER ÇIKIŞINI TAMAMLASIN DİYE ZAMAN KAZANILDI?”
Özlale, Kasım 2025'te dönemin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı'nın borsada manipülasyona izin verilmeyeceğini açıkladığını hatırlattı.
Buna rağmen ilk düzenlemenin Ağustos 2026'da yapıldığını söyleyen Özlale, aradan geçen yaklaşık 10 aylık sürede şüpheli gördüğü yapıların dört ila beş kat büyüdüğünü ileri sürdü.
Denetimlerin neden geciktiğinin açıklanmasını isteyen Özlale, şu soruyu yöneltti:
“Kimler çıkışını tamamlasın diye zaman kazanıldı?”
Özlale, fonlar halka açılmadan önce kimlerin yatırım yaptığının ve sonrasında kimlerin hangi tarihlerde, ne kadar tutarla çıkış gerçekleştirdiğinin araştırılmasını istedi.
SİYASETÇİLERİN FON HESAPLARI DA ARAŞTIRILSIN
Bazı üst düzey siyasetçi ve kamu görevlilerinin yüksek getiri sağlayan fonlarda hesaplarının bulunduğu yönündeki iddialara değinen Özlale, olası çıkar ilişkilerinin bağımsız denetime açılmasını istedi.
Fonların Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu'na (TEFAS) açılması, şüpheli görülen hisselerin endekslere alınması ve şirket devirlerine ilişkin kamu kararlarının hangi ölçütlerle verildiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
Özlale, söz konusu işlemlerde kamu kurumlarının izin ve gözetim sorumluluğu bulunduğunu belirterek denetim sürecindeki gecikmelerin araştırılmasını talep etti.
“OLUŞAN ZARAR VATANDAŞA YÜKLENMESİN”
Özlale, şüpheli işlemler hakkında suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Sermaye piyasasında oluşan risklerin bankacılık ve tasarruf finansman sistemine taşınmaması gerektiğini belirten Özlale, fonlara ilişkin kamu kararlarının da incelenmesini talep etti.
Olası zararların kamu kaynaklarıyla karşılanmasına karşı çıkan Özlale, “Oluşan zarar vatandaşa, vergi mükellefine yüklenmesin” dedi.
“FONLARIN ÇÖKMESİ TEK BAŞINA DOLANDIRICILIK KANITI DEĞİL”
Özlale, bazı fonların temerrüde düşmesinin veya borsada sert kayıplar yaşanmasının tek başına dolandırıcılık ya da saadet zinciri bulunduğunu kanıtlamadığını da belirtti.
Bununla birlikte getirilerin kaynağının, fon varlıklarının nasıl değerlendiğinin ve yatırımcılara yapılan ödemelerin hangi kaynaklardan karşılandığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Hukuki nitelendirmenin bağımsız yargının görevi olduğunu ifade eden Özlale, denetim kurumlarının işlemlere ilişkin kararlarını ve olası çıkar çatışmalarını kamuoyuna açıklaması çağrısında bulundu.