İskoçyalı Jasmin Paris'in Barkley Maratonu'nu bitiş süresinin dolmasına yalnızca 1 dakika 39 saniye kala tamamlaması, kadınların ultra dayanıklılık yarışlarındaki performansını yeniden gündeme taşıdı. Yaklaşık 160 kilometrelik parkuru 60 saatlik süre içinde tamamlayan Paris, yarış tarihinde bunu başaran ilk kadın oldu.
UZUN MESAFEDE FARK KAPANIYOR
Araştırmalara göre erkekler ve kadınlar arasındaki ortalama koşu performansı farkı mesafe uzadıkça azalıyor. 160 kilometrelik yarışlarda cinsiyetler arasındaki hız farkının yüzde 0,25'e kadar düştüğünü gösteren veriler bulunuyor. 300 kilometrenin üzerindeki mesafelerde ise kadınların erkeklerden daha hızlı olma potansiyeline dikkat çekiliyor.
Uzmanlar bu durumun olası nedenleri arasında kadınların yağ depolarını daha verimli kullanabilmesini, kas liflerinin dayanıklılığa uygun özelliklerini ve uzun süreli egzersizde performansı daha iyi koruyabilmelerini gösteriyor. Ancak bilim insanları, bu konuda kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
ZİHİNSEL DAYANIKLILIK DE ÖNE ÇIKIYOR
Ultra maratonlarda yalnızca fiziksel kapasite değil, uzun süre devam edebilme ve zorlu koşullara uyum sağlama da belirleyici oluyor. Yarışçıların değerlendirmelerinde hazırlık, tempo kontrolü, zihinsel güç ve beklenmedik durumlara uyum sağlama öne çıkıyor.
Son yıllarda kadın sporcuların ultra maratonlarda elde ettiği sonuçlar da dikkat çekiyor. Kadınların katılım oranının halen düşük olması nedeniyle uzmanlar, daha fazla kadın sporcunun yarışlara katılması halinde performans sınırlarının daha net ortaya çıkabileceğini belirtiyor.