"Ramsey Laneti" kavramı ilk kez 2011 yılının Mayıs ayında, Arsenal’in Manchester United’ı devirdiği maçla dünya gündemine oturdu. Ramsey’nin fileleri havalandırmasından yalnızca 24 saat sonra El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’in öldürüldüğü açıklandı. Bu olayın üzerinden çok geçmeden, aynı yılın Ekim ayında Ramsey’nin Tottenham ağlarına bıraktığı golün hemen ardından Libya lideri Muammer Kaddafi’nin ölümü, tesadüf iddialarını yerel bir şakadan küresel bir şehir efsanesine dönüştürdü.
TEKNOLOJİ VE SANAT CAMİASININ KAYIPLARI
Efsanenin en dikkat çekici yanı, sadece siyasi figürleri değil, popüler kültür ikonlarını da kapsamasıydı. Teknoloji devi Steve Jobs, Ramsey’nin Tottenham maçındaki golünden üç gün sonra hayata gözlerini yumdu. Müzik dünyasının divası Whitney Houston, Ramsey’nin Sunderland deplasmanında attığı golle aynı gün otel odasında ölü bulundu. Listeye daha sonra Hızlı ve Öfkeli serisinin yıldızı Paul Walker, müzik efsanesi David Bowie ve usta oyuncu Alan Rickman gibi isimlerin de eklenmesi, her gol sonrası dünya medyasının tetikte beklemesine neden oldu.
İSTATİSTİKLERİN ÖTESİNE GEÇEN BİR KARA LİSTE
Listenin kabarık olması, olayı basit bir spor haberinden çıkarıp bir popüler kültür fenomenine dönüştürdü. Ramsey, kariyeri boyunca bu durumu her ne kadar "saçmalık" olarak tanımlasa da; Robin Williams, Burt Reynolds ve Roger Moore gibi dev isimlerin ölümlerinin hep Ramsey’nin skor tabelasına adını yazdırdığı dönemlere denk gelmesi unutulmadı. Futbolseverlerin hafızasına kazınan bu liste, profesyonel spor tarihinde bir oyuncunun performansıyla bu kadar trajik şekilde bağdaştırılan tek "kara liste" olarak tarihe geçti.