Türkiye’de tarım sektöründe yaşanan demografik dönüşüm, üretim yapısını doğrudan etkileyen kritik bir sorun olarak öne çıkıyor. Tarım yazarı Alpaslan Tekbaş, konuyla ilgili değerlendirmelerini Manşet Haber’e anlattı.
TARIMDA YAŞLANMA KRİTİK EŞİĞE GELDİ
Tarımda çalışan nüfusun hızla yaşlandığına dikkat çeken Tekbaş, mevcut tablonun sürdürülebilirlik açısından ciddi riskler barındırdığının altını çizdi. “Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalaması 59’a yükseldi. Bu, üretimin büyük ölçüde ileri yaş grupları tarafından sürdürüldüğünü gösteriyor” diyen Tekbaş, genç nüfusun sektörden uzaklaştığını ifade etti.
GENÇ NÜFUS TARIMDAN UZAKLAŞIYOR
Tekbaş, özellikle gençlerin tarıma yönelmemesinin yapısal bir sorun haline geldiğini söyleyerek, “18-32 yaş arası genç çiftçilerin oranı sadece yüzde 5 civarında. Bu tablo, kırsalda üretimin geleceği açısından alarm veriyor” dedi.
DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM SADECE TARIMI DEĞİL EKONOMİYİ ETKİLİYOR
Demografik değişimin yalnızca tarım sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tekbaş, “Doğurganlık oranları düşüyor, nüfus yaşlanıyor. Bu durum iş gücünden sosyal güvenliğe kadar tüm sistemi etkiliyor” ifadelerini kullandı.
GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN RİSK UYARISI
Tarımda yaş ortalamasının artmasının gıda arzı açısından da risk oluşturduğunu söyleyerek Tekbaş, “Genç nüfus tarıma kazandırılamazsa önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesi düşebilir, bazı ürünlerde arz sorunu yaşanabilir” değerlendirmesinde bulundu.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNE BASKI ARTIYOR
Tekbaş, demografik dönüşümün sosyal güvenlik sistemi üzerindeki etkilerine de vurgu yaparak, “Türkiye’de aktif-pasif dengesi 1,9 seviyesinde. Bu, sistemin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk” dedi.
“DEMOGRAFİ STRATEJİK BİR MESELE HALİNE GELDİ”
Demografinin artık sadece nüfus verilerinden ibaret olmadığını ifade eden Tekbaş, “Bu dönüşüm ekonomiden tarıma, şehir planlamasından sosyal politikalara kadar her alanı etkiliyor. Türkiye’nin bu süreci doğru okuyarak uzun vadeli politikalar geliştirmesi gerekiyor” diye konuştu.