SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Türkiye–ABD ticaretinde yeni dönem: Tarife belirsizliği Türkiye’nin ABD ihracatını nasıl etkiliyor?

Haber görseli

Türkiye ile ABD arasındaki ticaret ilişkileri, son dönemde yalnızca ihracat rakamları üzerinden değil, küresel ölçekte artan belirsizlikler eşliğinde yeniden gündeme geliyor. ABD’de tarifeler üzerinden yürüyen tartışmalar, Türkiye’nin bu pazardaki konumunu daha dikkatli değerlendirmeyi zorunlu kılıyor.

ABD PAZARI NEDEN FARKLI?

ABD, Türkiye için klasik bir ihracat pazarı niteliği taşımıyor. Avrupa Birliği pazarından farklı olarak ABD; daha yüksek katma değerli ürünlerin satıldığı, uzun vadeli ticari ilişkilerin kurulduğu ve fiyat rekabetinden çok kalite ve sürdürülebilir tedarik yapısının öne çıktığı bir alan olarak öne çıkıyor. Bu nedenle ABD’ye yapılan ihracat, miktarından çok niteliğiyle önem kazanıyor.

TÜRKİYE ABD’YE HANGİ ÜRÜNLERİ SATIYOR?

Türkiye’nin ABD’ye ihracatında sanayi ürünleri ağırlığını koruyor. Demir-çelik, otomotiv yan sanayi, makine ve ekipmanlar başı çekerken; tekstil, ev tekstili ve teknik tekstil ürünleri de pazarda güçlü bir yer tutuyor. Son yıllarda savunma ve havacılık sanayisinde üretilen parça ve alt sistemlerin payı artarken, kimya ve plastik ürünleri de ABD pazarında istikrarlı şekilde talep görüyor.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ AĞIRLIKLI İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR

Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin ABD’ye yalnızca düşük katma değerli ürünler satan bir ülke olmadığını gösteriyor. Aksine, sanayi ve teknoloji ağırlıklı bir ihracat yapısına doğru ilerleyen Türkiye, ABD pazarında daha nitelikli bir konum edinmeye çalışıyor.

TARİFE KARARLARI RİSKİ ARTIRIYOR

Ancak ABD’de son dönemde gündeme gelen tarife kararları, bu kazanımları daha kırılgan hale getirebilir. Özellikle demir-çelik gibi sektörlerde olası ek gümrük vergileri, Türk firmalarının ABD pazarındaki rekabet gücünü zayıflatma riski taşıyor. Daha da önemlisi, ABD’de yönetim ile yargı arasında yaşanan görüş ayrılıkları, ticaret politikalarına ilişkin öngörülebilirliği azaltıyor.

İHRACATÇIYI ZORLAYAN ASIL MESELE: BELİRSİZLİK

Türk ihracatçısı açısından sorun yalnızca tarife oranları değil. Asıl mesele, hangi kararın ne kadar süreyle geçerli olacağının öngörülememesi. Belirsizlik arttıkça uzun vadeli sözleşmeler erteleniyor, yeni yatırımlar askıya alınıyor ve ihracat planları daha temkinli yapılmak zorunda kalıyor.

BELİRSİZLİK AYNI ZAMANDA FIRSAT DA YARATABİLİR

Öte yandan bu tablo, Türkiye için tamamen olumsuz bir görünüm sunmuyor. ABD’nin Çin ve bazı Asya ülkelerine yönelik daha sert ticaret politikaları, Türkiye’yi alternatif ve güvenilir bir tedarikçi olarak öne çıkarabilir. Coğrafi konum, üretim kapasitesi ve esnek sanayi yapısı, Türkiye’nin bu süreçte avantaj sağlayabileceği başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

TÜRKİYE ABD PAZARINDA NASIL GÜÇLENİR?

Uzmanlar, Türkiye’nin ABD pazarındaki konumunu koruyup güçlendirebilmesi için yüksek katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguluyor. Savunma sanayii, makine, teknik tekstil ve kimya gibi alanlarda derinleşme sağlanması, ABD’li firmalarla uzun vadeli tedarik ilişkilerinin artırılması ve ticari diplomasinin daha etkin kullanılması kritik görülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi