Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul’da 8 büyüklüğünde bir deprem beklentisine ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. Üşümezsoy, bu büyüklükte bir depremin oluşabilmesi için çok daha uzun bir fay hattının kırılması gerektiğini belirterek Marmara’nın mevcut yapısının buna uygun olmadığını ifade etti.
“500 KİLOMETRELİK FAY GEREKİR”
Üşümezsoy, 8 büyüklüğünde bir depremin oluşması için yaklaşık 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi’nin uzunluğunun yaklaşık 150 kilometre olduğunu hatırlatan uzman isim, bu nedenle İstanbul için dile getirilen 8 büyüklüğündeki deprem senaryolarının bilimsel temelden uzak olduğunu savundu.
“TABİATIN GÖSTERDİĞİ ÖNEMLİ”
Geçmiş depremlere de değinen Üşümezsoy, 1999 Düzce ve 2025 Silivri depremlerini örnek göstererek, daha önce yaptığı öngörülerin gerçekleştiğini ileri sürdü. Deprem tahminlerinde teorik çalışmalar kadar doğadaki verilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
FAY HATLARI ÜZERİNDEN SENARYO ELEŞTİRİSİ
Bazı deprem senaryolarının yeterli saha verisine dayanmadan oluşturulduğunu belirten Üşümezsoy, haritalar üzerinden yapılan genellemelerin yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşanan hareketliliği önceden işaret ettiğini söyleyen Üşümezsoy, fayların detaylı incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
İZNİK VE GEMLİK İÇİN DEĞERLENDİRME
İznik Gölü ve çevresine ilişkin yapılan büyük deprem uyarılarını da değerlendiren Üşümezsoy, bölgede yanal değil düşey hareketlerin görüldüğünü belirterek 17 Ağustos 1999’daki gibi büyük bir depremin beklenmediğini söyledi. Gemlik ve Orhangazi çevresinde yaşanan sarsıntıların ise küçük fayların hareketine bağlı “mikro depremler” olduğunu ifade eden Üşümezsoy, bu tür hareketlerin büyük bir deprem üretme ihtimalinin düşük olduğunu kaydetti.