SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Yalnızlık sadece ruhsal değil, fiziksel risk de taşıyor

Haber görseli

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, yalnızlığın yalnızca psikolojik bir durum olmadığını, aynı zamanda ciddi fizyolojik etkiler yarattığını belirtti. Zahmacıoğlu, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu vurgulayarak, “Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor” dedi.

DSÖ RAPORU: YALNIZLIK KÜRESEL BİR SORUN

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2025 yılında yayımladığı “Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası” başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte giderek yaygınlaşan bir sorun olduğunu ortaya koydu.

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zahmacıoğlu, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını söyledi.

YALNIZLIK CİDDİ HASTALIKLARLA İLİŞKİLİ

Yalnızlığın kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini artırabildiğini ifade eden Zahmacıoğlu, bu durumun yalnızca duygusal bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Zahmacıoğlu, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu dile getirerek, kortizol hormonunun yükselmesiyle bağışıklık sisteminin baskılandığını ve vücudun uzun süreli stres altında kaldığını kaydetti.

TÜRKİYE’DE YALNIZ YAŞAYANLARIN SAYISI ARTIYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de değinen Zahmacıoğlu, Türkiye’de tek kişilik hane sayısının 5,5 milyonu aştığını söyledi. Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısının yüzde 60’ın üzerinde arttığını belirten Zahmacıoğlu, en yüksek oranların İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görüldüğünü aktardı.

Zahmacıoğlu, bu artışın toplumsal dönüşümün bir sonucu olduğuna dikkat çekerek, bireyselleşmenin sosyal bağları zayıflattığını ve yalnızlığın artık istisna değil, günlük hayatın bir parçası haline geldiğini ifade etti.

MODERN YAŞAMIN ÜRETTİĞİ YAPISAL BİR SORUN

Yalnızlığın kişisel bir karakter sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Zahmacıoğlu, modern yaşam biçiminin bu durumu beslediğini söyledi. Ona göre yalnızlık, bireysel bir zayıflık değil, giderek büyüyen toplumsal bir mesele.

GENÇLERDE “MODERN YALNIZLIK PARADOKSU”

Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Berke Kırıkkanat ise küresel ölçekte artan yalnızlığı “Modern Yalnızlık Paradoksu” olarak tanımladı. Kırıkkanat, sosyal medyanın yoğun kullanımı ve yüz yüze temasın azalmasının özellikle gençler arasında yalnızlık duygusunu artırdığını söyledi.

Araştırmalara göre 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranının bazı ülkelerde yüzde 60’a kadar çıktığını belirten Kırıkkanat, bunun “kimsem yok” yalnızlığından ziyade kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik olduğunu ifade etti.

YAPAY ZEKA VE SOSYAL MEDYA YALNIZLIĞI ÇÖZMEYEBİLİR

Kırıkkanat, son yıllarda yalnızlıkla mücadele için geliştirilen yapay zeka destekli sohbet uygulamalarının hızla yaygınlaştığına dikkat çekti.

Bu teknolojilerin kişiye “duyulma” hissi verebildiğini ancak gerçek insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını belirten Kırıkkanat, aşırı kullanımın sosyal becerilerin zayıflamasına ve bireyin gerçek hayattan daha fazla kopmasına yol açabileceğini söyledi.

Kırıkkanat, sosyal medyanın da çoğu zaman insanları birbirine bağlamak yerine karşılaştırma, yetersizlik ve dışlanmışlık duygularını artırabildiğini belirterek, toplumun daha fazla bağlantıdan ziyade daha anlamlı sosyal bağlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.