İran, ABD ve İsrail’in bölgedeki operasyonlarına misilleme olarak 28 Şubat 2026’dan bu yana Körfez bölgesindeki 7 Arap ülkesinde kritik noktaları ve ABD üslerini hedef alan kapsamlı saldırılarını sürdürüyor. Bölgedeki kaynaklardan alınan verilere göre İran, en az 4 bin 382 füze ve insansız hava aracı (İHA) ile operasyon gerçekleştirdi. Saldırılar, Ramazan Bayramı’nın ilk günü de durmadı ve bölgedeki güvenlik risklerini artırdı. Uzmanlar, İran’ın bu hamlelerinin sadece askeri değil, aynı zamanda bölgesel güç dengesi ve diplomatik gerilimi artıran bir strateji olarak değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ve İsrail’in operasyonları karşısında İran’ın attığı misilleme adımları, Körfez’deki tansiyonun sürekli yüksek kalmasına neden oluyor.
HEDEF ÜLKELER VE SALDIRI SAYILARI DETAYLARIYLA
İran’ın saldırılarda en çok hedef aldığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. BAE Savunma Bakanlığı, saldırıların başlamasından bu yana hava savunma sistemlerinin 338 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1740 İHA’yı etkisiz hâle getirdiğini açıkladı. Kuveyt’e yönelik saldırılarda ise 261 füze ve 585 İHA kullanıldığı bildirildi. Bahreyn’de 143 füze ve 242 İHA, Katar’da 206 füze ve 87 İHA, Suudi Arabistan’da 38 füze ve 507 İHA, Ürdün’de ise toplamda 204 füze ve İHA saldırısı kaydedildi. Umman, İran’ın saldırılarında en az etkilenen ülke olarak öne çıkarken, sadece 16 İHA saldırısı ile sınırlı kaldı. Bu rakamlar, İran’ın özellikle BAE ve Kuveyt gibi Körfez’deki önemli ekonomik ve askeri merkezlere yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
SAVUNMA ÖNLEMLERİ VE BÖLGESEL ETKİLER
Körfez ülkeleri, İran’ın füze ve İHA saldırılarına karşı ciddi savunma önlemleri alıyor. BAE, Kuveyt, Bahreyn ve diğer ülkeler, saldırılara karşı hava savunma sistemlerini etkin şekilde kullanarak kritik altyapıyı korumaya çalışıyor. BAE’nin hava savunma sistemleri, saldırıların büyük bölümünü etkisiz hâle getirirken, diğer ülkeler de benzer önlemlerle kritik noktaları savunuyor. Uzmanlar, bu sürekli saldırı ve misilleme döngüsünün bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini, sivil yaşamı ve enerji güvenliğini doğrudan etkilediğini vurguluyor. İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları, uluslararası güvenlik ve diplomasi açısından bölgedeki gerilimin uzun süre devam edebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.