Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tutku Çerçi, Manşet Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Kuş Besleyicisi Hastalığı’nın enfeksiyon kaynaklı olmadığını belirten Çerçi, hastalığın bağışıklık sisteminin akciğer dokusunda oluşturduğu aşırı duyarlılık reaksiyonu sonucu geliştiğini söyledi.
Dr. Çerçi, kuş tüyü ve dışkısına ait proteinlerin solunmasıyla bu maddelerin akciğere ulaştığını, özellikle akciğerin en küçük hava kesecikleri ve ince hava yollarında bağışıklık sisteminin tetiklediği bir iltihap geliştiğini söyledi.
HER KUŞ BESLEYENDE HASTALIK GELİŞMİYOR
Çerçi, kuşlara ait proteinlerin solunum yoluyla akciğere ulaştığını, duyarlı kişilerde bağışıklık sisteminin bu maddelere karşı iltihabi yanıt oluşturduğunu belirtti. Her kuş besleyende hastalığın gelişmediğini vurgulayan Çerçi, genetik yatkınlığın da rol oynayabileceğini kaydetti.
HASTALIĞIN AKUT, SUBAKUT VE KRONİK FORMU BULUNUYOR
Hastalığın akut, subakut ve kronik formları bulunduğunu belirten Dr. Çerçi, akut formda kuşla temastan 4 - 8 saat sonra ateş, titreme, öksürük ve nefes darlığı görülebildiğini, tablonun grip benzeri seyredebildiğini söyledi.
Subakut formda belirtilerin haftalar içinde yavaş yavaş ortaya çıktığını belirten Çerçi, özellikle fiziksel aktivite sırasında gelişen nefes darlığı ve kuru öksürüğün ön planda olduğunu söyledi. Uzun süre kuş maruziyetinin devam etmesi halinde ise hastalığın kronikleşebileceğini ifade eden Çerçi, bu aşamada kalıcı nefes darlığı ve akciğer dokusunda geri dönüşsüz sertleşme (fibrozis) gelişebileceğini kaydetti.
ÇOK SAYIDA KUŞ BESLEYENLER RİSK ALTINDA
Çerçi, hastalığın en sık güvercin, muhabbet kuşu, kanarya ve papağanla ilişkilendirildiğini ancak temel belirleyicinin kuş türü değil maruziyet yoğunluğu ve süresi olduğunu vurguladı. Evinde çok sayıda kuş besleyenler, profesyonel yetiştiriciler, güvercin meraklıları ve kuş üretim çiftliklerinde çalışanların risk grubunda yer aldığını söyledi.
BELİRTİLER ASTIM VE ZATÜRRE İLE KARIŞABİLİR
Dr. Çerçi, hastalığın uzun süren kuru öksürük, eforla artan nefes darlığı, halsizlik ve iştahsızlıkla seyredebildiğini, kronik formda kilo kaybı ve ilerlemiş olgularda çomak parmak görülebileceğini belirtti. Hastalığın astım ya da zatürre ile karıştırılabildiğini kaydeden Çerçi, esas sorunun alerjik-immün inflamasyon (bağışıklık sisteminin aşırı iltihap yanıtı) olduğunu ifade etti.
TANI TEK BİR TESTLE KONULMUYOR
Dr. Tutku Çerçi, tanının tek bir testle konulmadığını, hastanın şikayetleri, görüntüleme bulguları ve kuşlarla temas öyküsünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Solunum fonksiyon testlerinde akciğer kapasitesinin azaldığını gösteren bulgular (restriktif patern) ve akciğerin oksijeni kana aktarma kapasitesinde düşüş (DLCO düşüklüğü) görülebileceğini ifade eden Çerçi, yüksek çözünürlüklü tomografide “buzlu cam” olarak tanımlanan yaygın opasiteler ve kan akımının düzensiz dağıldığını gösteren mozaik görünüm saptanabileceğini söyledi.
Gerekli durumlarda bronkoskopi sırasında akciğerden alınan sıvı örneğinde bağışıklık hücrelerinin artışının (bronkoalveoler lavajda lenfositoz) görülebileceğini aktaran Çerçi, şüpheli vakalarda farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapmasının önerildiğini kaydetti.
ERKEN TANI ÖNEMLİ
Dr. Çerçi, tanının gecikmesi halinde tekrarlayan inflamasyonun akciğer dokusunda kalıcı sertleşmeye yol açabileceğini ve hastalığın geri dönüşsüz hale gelebileceğini söyledi.
Dr. Tutku Çerçi, tedavide en önemli adımın kuşlarla temasın tamamen kesilmesi olduğunu vurguladı. Erken dönemde maruziyetin sonlandırılmasının hastalarda belirgin düzelme sağlayabildiğini belirten Çerçi, orta ve ağır seyreden vakalarda ise ağızdan ya da damar yoluyla verilen kortizon tedavisinin (sistemik kortikosteroid) uygulanabildiğini ifade etti. Dr. Çerçi, erken tanı konulması ve maruziyetin kesilmesi halinde büyük oranda düzelme sağlanabildiğini, ancak akciğerde kalıcı sertleşmenin geliştiği ileri dönemde tam iyileşmenin mümkün olmadığını kaydetti.
UZUN SÜREN ÖKSÜRÜK VE NEFES DARLIĞINDA UZMANA BAŞVURULMALI
Dr. Tutku Çerçi, kapalı alan maruziyetinin azaltılması, ortamın iyi havalandırılması, düzenli temizlik yapılması ve koruyucu maske kullanılması gerektiğini belirtti. Uzun süren öksürük veya nefes darlığı şikâyeti bulunan kişilerin bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber: Nida Yağmur Mercan

