Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin uzay çalışmalarındaki yeni hedefini açıkladı. Kacır, Türkiye'nin kendi geliştirdiği ulusal hibrit itki teknolojisini kullanarak 2027'de Ay'a ulaşmayı amaçladığını söyledi. Türkiye'nin ilk derin uzay görevi olacak Ay misyonuyla yerli teknolojilerin uzay ortamında kullanılması ve yeni bilimsel çalışmaların gerçekleştirilmesi planlanıyor.
AY MİSYONUNDA HEDEF 2027
Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin ön açılışında konuşan Kacır, Türkiye'nin Milli Uzay Programı kapsamında bilim, teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerini geliştirdiğini belirtti. Türkiye'nin astronotlarla gerçekleştirdiği bilimsel çalışmaların ardından yeni hedefin Ay olduğunu açıklayan Kacır, ilk uzay aracının büyük ölçüde yerli teknolojilerle geliştirildiğini söyledi. Kacır, "Hedefimiz, kendi ulusal hibrit itki teknolojimizi kullanarak 2027'de Ay'a ulaşmaktır. Bu misyonla Türkiye, kendi geliştirdiği yerli hibrit itki teknolojisini kullanarak derin uzay mirası bırakan ilk ülke olmayı amaçlıyor." dedi. Ay görevinin yalnızca Ay'a yapılacak bir yolculuktan ibaret olmadığını vurgulayan Kacır, misyonun Türkiye'nin gelecekteki uzay çalışmaları için bilgi, teknoloji ve insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
TÜRKİYE'NİN İLK DERİN UZAY GÖREVİ
Ay Araştırma Programı, Türkiye'nin ilk derin uzay görevi olacak. Türkiye Uzay Ajansının açıkladığı son verilere göre Ay Uzay Aracı'nın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmaları tamamlandı. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki araç, sistem seviyesi çevresel test sürecine geçti. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen araçta Türkiye'nin İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde kazandığı mühendislik deneyiminden yararlanıldı. Uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol, yönelim ve yörünge operasyonları gibi alanlarda daha önce kazanılan kabiliyetler Ay aracına aktarıldı. Görevin önemli unsurlarından biri olan hibrit itki sistemi de milli imkanlarla geliştirildi. Türkiye bu teknolojiyi derin uzayda kullanmayı hedefliyor. Kacır ayrıca Ay aracının yüzde 87 yerlilik oranıyla üretildiğini ve görevin başarıyla gerçekleştirilmesi halinde Türkiye'nin kendi geliştirdiği uzay aracıyla Ay'a erişebilen 9 ülkeden biri olacağını açıkladı.
AY'DA BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAPILACAK
Türkiye'nin Ay misyonu yalnızca Ay'a ulaşma hedefinden oluşmuyor. Uzay aracının 2027'nin ilk aylarında fırlatılması ve yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre yükseklikteki kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşması planlanıyor. Araç burada en az üç ay görev yapacak. Performansına bağlı olarak görev süresinin bir buçuk yıla kadar uzatılması öngörülüyor. Bilimsel çalışmalar kapsamında Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay'daki suyun oluşum mekanizmaları, manyetik alanlar ve yüzeyin ısıl özellikleri incelenecek. Yerli bilimsel ekipmanlarla Ay çevresindeki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler de gerçekleştirilecek. Bilimsel çalışmalar tamamlandıktan sonra uzay aracının kontrollü manevralarla Ay yüzeyine ulaştırılması planlanıyor.
AY MİSYONU TÜRKİYE İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Ay görevi, Türkiye'nin uydu geliştirme alanında kazandığı mühendislik yeteneklerini derin uzaya taşıması açısından önem taşıyor. İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde elde edilen teknolojik deneyimin Ay aracında kullanılmasıyla Türkiye, yalnızca uydu üretmek yerine kendi geliştirdiği bir uzay aracını derin uzay görevinde kullanmayı hedefliyor. Milli hibrit itki sisteminin görev kapsamında uzay ortamında kullanılması da programın öne çıkan teknolojik hedeflerinden biri. Görevle birlikte elde edilecek deneyimin gelecekte geliştirilecek uzay araçları ve daha ileri uzay çalışmalarına teknolojik altyapı sağlaması amaçlanıyor. Program aynı zamanda Türkiye'nin bilimsel araştırma kapasitesini artırmayı, yerli teknolojilerin uzay ortamında kullanılmasını ve derin uzay görevlerinde ihtiyaç duyulan mühendislik yetkinliklerinin geliştirilmesini hedefliyor.
SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ BİRİKİM UZAYA TAŞINIYOR
Kacır, Türkiye'nin savunma sanayisinde oluşturduğu mühendislik ve üretim altyapısının uzay çalışmalarına da katkı sağladığını belirtti. "Türkiye'yi savunma sanayisinde lider bir oyuncu haline getiren mühendislik uzmanlığının, üretim kabiliyetlerinin ve işbirliği kültürünün, uzaydaki çalışmaları nasıl ilerlettiğini göreceksiniz." diyen Kacır, büyük sanayi kuruluşlarından KOBİ'lere, üniversitelerden araştırma enstitülerine ve teknoloji girişimlerine kadar genişleyen bir ekosisteme işaret etti. Türkiye'de teknoparklarda uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren 300'ün üzerinde şirket bulunuyor. Ankara'da ayrıca Uzay Teknoparkı kurulması için çalışmalar yürütülüyor.
UZAYDA BARIŞ VE İŞBİRLİĞİ MESAJI
Kacır, 100'den fazla ülkeden katılımcının yer aldığı kongrenin yeni uluslararası ortaklıkların kurulması açısından da fırsat sunduğunu belirtti. Uzayın geleceğinin yalnızca teknolojik gelişmelerden ibaret olmadığını vurgulayan Kacır, ülkeler arasında işbirliğinin önemine dikkati çekti. Kacır, "Uzayın barışçıl, güvenli ve sürdürülebilir kullanımını korumamız gerekiyor. Ayrıca uzayın sunduğu faydaların mümkün olan en çok insan ve ülkeye ulaşmasını sağlamak için birlikte çalışmalıyız." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu yaklaşımı uluslararası alanda attığı son adımlarla da desteklendi. Türkiye, 31 Ağustos 2026'da Artemis Mutabakatı'nı imzalayarak uzayın barışçıl, güvenli ve sürdürülebilir keşfine ilişkin ortak ilkelere katılan 71'inci ülke oldu. Ay Araştırma Programı'nın başarıyla tamamlanması halinde Türkiye, ilk derin uzay görevini gerçekleştirirken kendi geliştirdiği uzay aracı ve milli hibrit itki teknolojisiyle uzay çalışmalarında yeni bir aşamaya geçmeyi hedefliyor.