Yapay zekâ destekli otonom silah sistemlerinin askeri operasyonlarda kullanılması, sivillerin güvenliği ve hukuki sorumluluk konusunda tartışmaları beraberinde getiriyor. Stop Killer Robots (Katil Robotları Durdurun) Kampanyası Başkanı Peter Asaro, bu sistemlerin insan denetimi olmadan kullanılmasının ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
İstanbul'da 6-7 Kasım tarihlerinde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında Anadolu Ajansına konuşan Asaro, İran'ın Minab kentindeki okul saldırısını örnek gösterdi. Asaro, yapay zekâyla hazırlanan hedef listelerinin insanlar tarafından yeterince incelenmemesinin sivil kayıplara yol açabileceğini savundu.
YAPAY ZEKÂNIN BELİRLEDİĞİ HEDEFLERE DİKKAT ÇEKTİ
Asaro, ABD ve İsrail güçlerinin askeri operasyonlarda yapay zekâdan yararlanmasının hedef belirleme süreçlerini hızlandırdığını belirtti.
İran'ın Minab kentindeki bir ilkokulun hedef alındığı saldırıya değinen Asaro, ABD ordusunun yapay zekâyla oluşturulan hedef listelerini kullandığını öne sürdü.
Asaro, saldırıda eski verilerin kullanılmasının sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"ABD ordusunun hedef listeleri oluşturmak için yapay zeka kullandığı artık bir bakıma ortaya çıktı. Belirlenen hedeflerden biri de buydu. Eski bilgilere dayanıyordu, yani suçu bir bakıma veri tabanına atıyorlar ama sonuç olarak bir insanın bunları incelemesi gerekirdi. Normal şartlarda insanlar o hedef listelerini gözden geçirir, verinin eski olduğunu ve buranın bir okul olduğunu gösteren daha yeni, daha doğru veriler bulunduğunu tespit ederdi. Böyle bir protokol bulunmadığı için 150'den fazla çocuk öldürüldü."
OTONOM SİLAHLARDA HUKUKİ SORUMLULUK SORUNU
Yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu ölümlerde sorumluluğun belirlenmesinin zorlaşabileceğini anlatan Asaro, sivil ve askeri uygulamalar arasında hukuki farklılıklar bulunduğunu söyledi.
Sivil alanda ürün sorumluluğu ve ulusal hukuk kurallarının uygulanabileceğini belirten Asaro, silahlı çatışmalarda ise uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmelerinin geçerli olduğunu ifade etti.
Asaro'ya göre karar alma süreçleri tam olarak açıklanamayan otonom sistemlerde, operatörlerin meydana gelen sonuçlardan sorumlu tutulması güçleşebiliyor. Askeri personelin bir olayın gerçekleşeceğini öngöremediğini savunabilmesi de hesap verebilirlik açısından sorun oluşturabiliyor.
SİVİL KAYIPLARIN ARTABİLECEĞİ UYARISI
Otonom silah teknolojilerinin daha fazla hedefin kısa sürede belirlenmesine olanak sağladığını ifade eden Asaro, bunun askeri operasyonların hızını ve yoğunluğunu artırabileceğini söyledi.
Gazze ve İran'daki operasyonlara değinen Asaro, yapay zekâ kullanımının siviller üzerindeki etkisine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Nitekim bunu Gazze'de ve İran'da, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile ABD güçlerinin hedef sayısını ciddi ölçüde artıran yapay zeka kullanımıyla zaten gördük ve bu durumun siviller üzerinde çok büyük etkisi oldu."
Asaro, bu sistemlerin yaygınlaşmasının çatışmaların siyasi yollarla çözülmesini ve barışa ulaşılmasını da zorlaştırabileceğini dile getirdi.
ÖLÜM KALIM KARARLARINDA İNSAN DENETİMİ VURGUSU
Yapay zekânın hesaplama yapabilmesine rağmen insan hayatının değerini kavrayamayacağını savunan Asaro, ölüm kalım kararlarının makinelere bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Asaro, insanların yalnızca veri olarak değerlendirilmesinin insan onurunu zedeleyebileceğini ifade ederek bu tür kararların insan sorumluluğunda kalmasının önemine işaret etti.
OTONOM SİLAHLAR İÇİN ULUSLARARASI ANLAŞMA ÇAĞRISI
Stop Killer Robots Kampanyasının otonom silahların denetlenmesi için 10 yılı aşkın süredir çalışma yürüttüğünü belirten Asaro, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki görüşmelere dikkat çekti.
BM Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi kapsamında otonom silahların düzenlenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü aktaran Asaro, yeni bir anlaşma protokolü için müzakere yetkisi verilmesinin gündemde olduğunu söyledi.
Dünya genelinde 300 sivil toplum kuruluşunu temsil ettiklerini belirten Asaro, devletler, diplomatlar, parlamentolar ve medya kuruluşlarıyla temaslarını sürdürdüklerini ifade etti.
Asaro, otonom silahların uluslararası kurallarla denetlenmesinin sivillerin korunması ve hukuki sorumluluğun belirlenmesi açısından gerekli olduğunu vurguladı.