ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının 27. günündeyiz. Bu hukuksuz saldırıda gelinen noktada ,ABD ve İsrail bekledikleri sonucu alamadılar. İran yönetiminin başındakileri öldürerek, ülkede karışıklık çıkacağı hesap edilerek yapılan hücumlar, dünyanın ekonomik dengelerini alt üst etti.
Trump’ın ticari zekâsı, devlet aklıyla taban tabana zıt çalışıyor. Trump ve yanındakiler savaşı, bir Hollywood filminin seti gibi algılayıp üç beş günde hallederiz kafasıyla İran'a fütursuzca dalmaları , çamura saplanmalarına neden oldu.
Şimdi acı gerçekler suratlarına çarpıldı. Günlerce bombalayarak, sadece alt ve üst yapıyı perişan ederek yönetimi değiştiremeyeceklerini anladılar.
Şimdi ne olacak?
Milyarlarca dolar heba oldu. Arap müttekifleriyle olan ilişkiler sarsıldı. Yıllarca ambargolarla yıpranmış bir ülkeye diş geçirememiş olmanın verdiği imaj kaybı. Ülke içinde İsrail'in kuyruğuna takılarak girilen savaşa olan kızgınlık." Bütün savaşları bitireceğim" deyip, dünyayı saçma bir savaşa sürükleyen şovmen başkan.
Gelinen durumda, ABD ve İsrail çıkmaza girdiler. Nasıl çıkacaklarını bilmedikleri de ortada. İsrail için belki o kadar sorun değil. Çünkü böyle korsan bir devlet için kaos ve belirsizlik en iyi senaryo .Fakat Amerika’da sonun başlangıcı bu savaş. Kaotik ve yıpratıcı bir süreç Amerikan devletinin kapısını zorluyor. Amerikan rüyası kabusa dönüşmek üzere.
Vietnam, Irak ve Afganistan , Amerika için yaşanmış kötü örnekler, maalesef ders alınmamış görünüyor. Diğer taraftan çaresiz kaldığı durumlarda vahşice kullandığı nükleer silahları da var. Japonya bu gaddarlığı yaşamış bir ülke.
Her geçen saatte yeni açıklamaların olduğu bu ortamda kimin kime güveneceği belli değil. Yüksek düzeyde dezenformasyon dolaşımda. Şimdilik bekleyip görmek herkes için en iyisi.
2026 yılı Haziran ayında Amerika, Meksika ve Kanada dünya kupasına ev sahipliği yapacak. Bu büyük organizasyona biz de katılmak istiyoruz. Dünya Kupası yolunda , perşembe günü akşam saat 20.00 da Tüpraş stadyumunda , Romanya Millî takımıyla tek maç üzerinden eleme usulü yarı final maçı oynayacağız. Elememız halinde, Slovakya-Kosova maçının galibiyle Dünya Kupası'na gitmek için final maçına çıkacağız.
Milli takımımız en son Dünya kupasına 2002’de katılmıştı. Güney Kore Japonya ev sahipliğinde yapılan turnuvayı üçüncü olarak tamamlamıştık.
Görüldüğü gibi bu tip uluslararası organizasyonlara katılımda devamlılık arzedemiyoruz. Milli takımımızı gerek Dünya Kupası gerekse Avrupa şampiyonalarında devamlı görmek ülkemiz futbolu açısından başarı göstergesi, ayrıca ülke tanıtımı için güzel bir platform.
Perşembe akşamı Romanya maçını çok zorlanmadan geçeceğimizi umut ediyorum. Gelecek olan diğer rakibin de milli takımımız için sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Tabi ki hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor.
Her Türk vatandaşı gibi milli takımımızı Dünya Kupası’nda seyretmek istiyoruz. 2002 deki maçlarımız çok heyecanlı ve zevkli olmuştu. İnsanların kendi takımını seyretme mutluluğunu uzun bir aradan sonra yaşaması genç nesiller için de iyi bir örnek olacaktır.
A Millî Futbol Takımımıza başarılar diliyoruz. Gözlerimiz, Türk milli futbol takımınızı Dünya kupasında oynarken görmek istiyor. Tabi ki sadece oynamak değil, başarılar bekliyoruz. Başarıların devamlı ve katılımların istikrarlı olması Türk futbolunun hedefi olmalıdır.
Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.