SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Çocuk suçlarında kırılma noktası: Erken yaşta ceza, kimliği sertleştiriyor

Haber görseli

Türkiye’de son dönemde suça sürüklenen çocuklar konusu yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Artan vakalarla birlikte çocukların suçla ilişkisi, cezalandırma yöntemleri ve rehabilitasyon süreçleri tartışma konusu olurken, uzmanlar bu çocukların yalnızca yaptıkları eylemlerle değil, içinde bulundukları koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Manşet Haber’e özel açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Metin Aydın, erken yaşta cezalandırmanın çocukların kimliğini olumsuz yönde şekillendirdiğini belirterek, asıl çözümün çocuklara yeni bir yol sunmak olduğunu vurguladı. Aydın, çocukların yeniden topluma kazandırılabilmesi için güvenli ilişkiler kurmasının, kendini ait hissedeceği bir ortam bulmasının ve geleceğe dair umut taşımasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER SUÇ DAVRANIŞINDA BELİRLEYİCİ

Ailenin yapısı, ekonomik koşullar ve çevresel faktörlerin çocuğun suç davranışına yönelmesinde belirleyici bir rol oynadığını belirten Metin Aydın, suç davranışının bazen bir güç kazanma, görünür olma veya kontrol hissi kurma çabası olarak ortaya çıktığını söyledi. "Davranış, ihtiyaçların dilidir" diyen Aydın, çocuğun ihtiyacı görülmediği takdirde davranışın sertleştiğini ve zamanla çocuğun ihtiyacını değil, sergilediği bu sert davranışı savunmaya başladığını dile getirdi.

ZAYIF BAĞLARIN BOŞLUĞUNU EKRAN DOLDURUYOR

Günümüzde sosyal medya ve dijital platformların çocukların risk algısını düşürdüğüne dikkat çeken Aydın, dijital içeriklerin davranışın gerçek hayattaki sonuçlarını silikleştirdiğini ifade etti. Ergenlik döneminde model alarak öğrenmenin önemine değinen uzman, belirleyici olanın teknoloji değil, çocuğun gerçek hayattaki bağları olduğunu vurguladı. Bağların zayıf olduğu durumlarda "boşluğu ekranın doldurduğunu" belirten Aydın, aile ve sosyal çevreyle kurulan güçlü bağların dijital içeriklerin etkisini sınırladığını kaydetti.

"ÇOCUKLAR GÖRÜLDÜKLERİ YERDEN BÜYÜR"

Suça sürüklenen çocuklara yönelik yaklaşımlarda rehabilitasyonun cezadan çok daha etkili olduğunu savunan Uzman Psikolog Metin Aydın, çocukların gelişim aşamasında olduklarını ve kimliklerinin henüz sabitlenmediğini hatırlattı. Cezanın çocuğun kendilik algısını zedeleyerek utanç üzerinden bir kimlik inşa ettiğini, rehabilitasyonun ise potansiyel üzerinden bir gelecek kurduğunu belirtti. Aydın, "Çocuklar kendilerine nasıl davranılırsa, öyle olmayı öğrenir. Görüldükleri yerden büyürler" ifadelerini kullandı.

ERKEN YAŞTA CEZALANDIRMA, KİMLİĞİ SERTLEŞTİRİYOR

Çocukların cezaevine girmesinin veya ağır yaptırımlarla karşılaşmasının psikolojik açıdan kimliği sertleştirdiğini söyleyen Aydın, bu durumun kronik öfke, umutsuzluk ve suç kimliğinin içselleşmesi gibi riskleri beraberinde getirdiğini belirtti. Aidiyet duygusunun önemine vurgu yapan Aydın, "Aidiyet yoksa, kimlik en kolay bulunduğu yerde kurulur" diyerek çocukların kendilerine sunulan bu riskli rolleri zamanla kabullenmeye başladığını ifade etti.

TOPLUMA KAZANDIRMADA ÜÇ KRİTİK UNSUR

Suça sürüklenen bir çocuğun yeniden topluma kazandırılabilmesi için en kritik üç unsurun; güvenli bir yetişkin ilişkisi, gelecek perspektifi ve aidiyet hissi olduğunu belirten Aydın, toplum tarafından dışlanmanın suç davranışını artırdığını söyledi. Seçenekler azaldıkça riskli davranışların birer seçenek gibi görünmeye başladığını ifade eden Uzman Psikolog Aydın, "Topluma kazandırma, yalnızca müdahale değil; çocuğa yeni bir ihtimal sunmaktır. Ve bazen bir çocuğun kaderi, ona sunulan o tek ihtimal kadar genişler" sözlerini kullandı.