Merkezi ABD’nin New York kentinde bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), 2025 yılına ilişkin yayımladığı raporda, geçen yıl 129 gazetecinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Kurum, 30 yılı aşkın süredir tuttuğu kayıtlara göre 2025’in gazeteciler için en ölümcül yıl olduğunu vurguladı. “2025’te Rekor Sayıda 129 Basın Mensubu Öldürüldü, Ölümlerin Üçte İkisi İsrail Kaynaklı” başlığıyla yayımlanan raporda, ölümlerin dörtte üçten fazlasının çatışma bölgelerinde gerçekleştiği belirtildi.
ÖLÜMLERİN ÜÇTE İKİSİ İSRAİL SALDIRILARINDA
Rapora göre 2025’te hayatını kaybeden 129 gazeteciden 86’sı İsrail kaynaklı saldırılarda yaşamını yitirdi. İsrail’i 9 gazeteci ölümüyle Sudan, 6 ile Meksika, 4 ile Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları ve 3 ile Filipinler izledi.
CPJ, İsrail’in listedeki diğer ülkelerle kıyaslandığında “açık ara önde” olduğuna dikkat çekerek, küresel ölçekte gazeteci ölümlerindeki artışın temel nedeninin basına yönelik saldırılarda süregelen cezasızlık kültürü olduğunu kaydetti.
1992’den bu yana veri toplayan kuruluş, İsrail ordusunun bu süreçte “diğer tüm ordulardan daha fazla gazetecinin ölümünden sorumlu” olduğunu ileri sürdü. 2025’te İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 86 gazetecinin yüzde 60’tan fazlasının Gazze’den haber yapan Filistinli basın mensupları olduğu belirtildi.
İHA SALDIRILARINDA ÇARPICI ARTIŞ
Raporda, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılarda hayatını kaybeden gazeteci sayısındaki artış “açık bir uyarı işareti” olarak değerlendirildi.
Verilere göre, İHA saldırılarında 2023’te 2, 2024’te 21, 2025’te ise 39 gazeteci öldürüldü. Son üç yılda İHA saldırıları sonucu hayatını kaybeden gazetecilerin yaklaşık yüzde 75’inden İsrail’in sorumlu olduğu ifade edildi.
“GAZETECİLER ÖLDÜRÜLDÜĞÜNDE HEPİMİZ RİSK ALTINDAYIZ”
CPJ Üst Yöneticisi Jodie Ginsberg, raporda yer alan değerlendirmesinde, medyaya yönelik saldırıların diğer temel özgürlüklere yönelik ihlallerin habercisi olduğunu belirtti.
Ginsberg, “Bu cinayetleri önlemek ve failleri cezalandırmak için çok daha fazlası yapılmalı. Gazeteciler haber yaptıkları için öldürüldüğünde hepimiz risk altındayız.” ifadelerini kullandı.
Rapor, küresel ölçekte basın özgürlüğünün giderek daha kırılgan hale geldiğine işaret ederken, çatışma bölgelerinde görev yapan gazetecilerin güvenliğinin uluslararası toplum açısından kritik bir sınav olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

