İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla yeniden gündeme gelen “İmralı’nın statüsü” tartışmasına sert ifadelerle karşı çıktı. Dervişoğlu, konunun yalnızca hukuki bir başlık olmadığını belirterek, “Bahçeli’nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan ‘İmralı’nın statüsü’ tartışması, Sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur. Ve bu tartışma masum değildir” dedi.
"İMRALI'NIN STATÜSÜ DİYE BİR ŞEY YOKTUR"
Dervişoğlu, konuşmasında tartışmanın kavramsal çerçevesine de değinerek, “İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur” ifadelerini kullandı. İmralı’nın hukuki konumunun açık olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta” dedi.
Statü kavramının devletler için geçerli olduğunu belirten Dervişoğlu, bu kavramın İmralı ile birlikte anılmasını siyasi bir dil tercihi olarak değerlendirdi.
"STATÜ KAVRAMINI İMRALI İLE YAN YANA GETİRMEK SİYASİ BİR OPERASYON DİLİDİR"
Konuşmasında, “Statü; devletler için olur, Statü kavramını İmralı ile yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilidir” diyen Dervişoğlu, geçmişte benzer süreçlerin yaşandığını ve bunun sonuçlarının ağır olduğunu ifade etti.
Dervişoğlu, bir terör örgütü elebaşının “kurucu”, “önder” gibi ifadelerle anılmasına da tepki göstererek, bunun siyasi ve hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu.
"DEVLET, TERÖRLE KONUŞMAZ, HÜKMEDER"
Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle müzakere eden bir yapı olmadığını belirterek, “Devlet, terörle konuşmaz, hükmeder” ifadelerini kullandı. Cezaevlerinin siyasal bir koordinat olarak gösterilemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, İmralı’nın bir “siyasal adres” olmadığını dile getirdi.
Konuşmasında, “İmralı, bir siyasal adres değil, Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır” diyen Dervişoğlu, bu sınırın aşılmasının egemenlik tartışmasına yol açacağını savundu.
"BU TARTIŞMA MASUM DEĞİLDİR"
Dervişoğlu, “İmralı’nın statüsü” ifadesinin kamuoyunda yeniden gündeme taşınmasını eleştirerek, bunun bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti. Tartışmanın hukuki boyutunun ötesine geçtiğini belirten Dervişoğlu, bunun bir “egemenlik sorunu” olduğunu söyledi.
Konuşmasının bu bölümünde, devletin kavramlarının aşındırılmaması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin; Yanlıştır. Tehlikelidir. Ve tarih önünde sorumluluk doğurur” ifadelerini kullandı.
BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamalarda bulunarak şu ifadeleri kullanmıştı:
"Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir, o halde bundan sonrası da planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmalara makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır."

