İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendirirken hükümete enerji politikaları üzerinden dikkat çeken sorular yöneltti. Dervişoğlu, Türkiye’nin krizlere karşı hazırlığını sorgulayarak, “Türkiye’nin stratejik enerji güvenliği planı nerededir?” diye sordu.
"İRAN'DA SÜREN SAVAŞ, SINIRLI BİR ASKERİ HESAPLAŞMA DEĞİL"
TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan Dervişoğlu, İran’da süren savaşın yalnızca iki ülke arasında yaşanan sınırlı bir askeri gerilim olmadığını söyledi. Bölgedeki çatışmanın enerji hatları, ticaret yolları ve gıda zinciri üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirtti:
"Bölgemiz ağır bir yangının içindedir. İran’da süren savaş, birkaç devletin arasında yaşanan sınırlı bir askeri hesaplaşma değildir. Günümüzün savaşları; enerji yollarını, ticaret hatlarını, gıda zincirlerini, sınır güvenliğini ve devletlerin dayanıklılık kapasitesini aynı anda sarsan büyük bölgesel kırılmalara sebep olmaktadır."
"SAVAŞ DIŞARIDA BAŞLAR AMA FATURASI İÇERİDE KESİLİR"
Dervişoğlu, savaşın etkilerinin yalnızca cephe hattında kalmadığını, ekonomik sonuçlarının toplumun her kesimini etkilediğini söyledi:
"Savaş dışarıda başlar; ama faturası içeride kesilir. Millet bunu pazarda öder. Çiftçi bunu tarlada öder. Sanayici bunu üretimde öder. Emekli, memur, işçi bunu evinin mutfağında öder."
Hükümetin krize karşı hazırlıklarını da eleştiren Dervişoğlu, "Hükümete bakıyorsunuz; cümle çok ama hazırlık azdır. ‘Gelişmeleri izliyoruz’, ‘Koordinasyon halindeyiz’, ‘Diplomasi yürütüyoruz’ diyorlar. Ama ortada cevaplanmadan geçirilen birçok soru vardır: Türkiye’nin stratejik enerji güvenliği planı nerededir? Ham petrol stok politikası nerededir? Doğal gaz fiyat şoklarına karşı koruma mekanizması nerededir?" ifadelerini kullandı.
"STRATEJİK PETROL STOKLARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"
Enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik bir konu olmadığını belirten Dervişoğlu, "Türkiye stratejik ham petrol stoklarını derhal gözden geçirmelidir. Enerji tedarikinde daha korunaklı, daha öngörülebilir ve daha sağlam mekanizmalar kurulmalıdır" diyerek bunun doğrudan milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti.
Uluslararası piyasalardaki dalgalanmaların tüm yükünün vatandaşın üzerine bırakılmaması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, akaryakıt üzerindeki vergi yükünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
"İRAN'DAKİ REJİME KARŞI OLMAK BAŞKA, İRAN'IN ÇÖKÜŞÜNÜ ALKIŞLAMAK BAŞKA"
Konuşmasında İran’daki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, "İran’daki rejime karşı olmak başka şeydir; İran’ın çöküşünü alkışlamak başka şeydir. İran’ın çöküşü, Türkiye’nin lehine bir tablo doğurmaz. Tam tersine bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükler" dedi.
Dervişoğlu, İran’ın çökmesi halinde bölgedeki kırılgan hatların daha da genişleyebileceğini belirterek şunları söyledi:
"Irak’tan Filistin’e uzanan kırılgan hat daha da genişler. Afganistan-Pakistan çatışmasının etkilerini de yaygınlaştırır. 15 sene boyunca Suriye’de izlediğimizden çok daha büyük ve sonu gelmez savaşları ortaya çıkartır."