Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Türkiye’de mevsimlerin dengesi değişiyor: Yaz erkene kaydı, sonbahar kısaldı

Türkiye’de 65 meteoroloji istasyonunun verileriyle yapılan araştırma, yazın her 10 yılda ortalama 2,1 gün erken başladığını, sonbaharın ise bazı bölgelerde kısaldığını ortaya koydu.

DİĞER 13.10.2026 11:39 Nahibe Demirel Okuma Süresi: 5 dk
Türkiye’de mevsimlerin dengesi değişiyor: Yaz erkene kaydı, sonbahar kısaldı
Paylaş:
N

Türkiye’de uzun yıllara yayılan meteorolojik veriler, mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinde dikkat çekici değişimler yaşandığını ortaya koydu. 1965-2020 dönemine ait 65 meteoroloji gözlem istasyonunun sıcaklık verileriyle yapılan araştırmaya göre, yaz mevsimi Türkiye genelinde her 10 yılda ortalama 2,1 gün daha erken başlıyor. İlkbahar birçok bölgede uzarken, sonbaharın ise bazı bölgelerde 2 ila 3 gün kısaldığı belirlendi.

Samsun Üniversitesi Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Aksu’nun yürütücülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye genelindeki mevsim kaymaları incelendi. Çalışmada, mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin yanı sıra sıcaklık ortalamalarındaki değişimler de değerlendirildi.

YAZ HER 10 YILDA ORTALAMA 2,1 GÜN ERKEN BAŞLIYOR

Araştırmaya göre Türkiye genelinde yaz mevsiminin başlangıcı her 10 yılda ortalama 2,1 gün erkene kaydı. Bölgelere bakıldığında en belirgin değişim Ege Bölgesi’nde görüldü. Ege’de yaz başlangıcının her 10 yılda yaklaşık 2,4 ila 2,9 gün erkene geldiği hesaplandı.

Marmara Bölgesi’nde değişim 1,4 ila 3,2 gün, Akdeniz Bölgesi’nde 1,4 ila 2,8 gün, Karadeniz Bölgesi’nde 1,2 ila 3,2 gün, İç Anadolu Bölgesi’nde ise 0,3 ila 2,8 gün arasında değişti.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise yaz başlangıcındaki kayma diğer bölgelere göre daha sınırlı kaldı. Bu bölgelerde yazın her 10 yılda yaklaşık 1 ila 1,5 gün daha erken başladığı belirlendi.

İLKBAHAR BİRÇOK BÖLGEDE UZADI

Araştırmada ilkbahar mevsiminin Güneydoğu Anadolu dışında Türkiye’nin tüm bölgelerinde uzadığı görüldü.

En belirgin değişim Marmara ve Batı Karadeniz’de kaydedildi. Bu bölgelerde ilkbaharın her 10 yılda yaklaşık 1,5 ila 3,5 gün uzadığı hesaplandı.

Güneydoğu Anadolu’da ise ilkbahar süresinde belirgin bir değişiklik tespit edilmedi.

SONBAHAR BAZI BÖLGELERDE 2-3 GÜN KISALDI

Sonbahar mevsiminde ise farklı bir tablo ortaya çıktı.

Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinde sonbaharın her 10 yılda ortalama 2 ila 3 gün kısaldığı belirlendi. Güneydoğu Anadolu’da sonbaharın süresinde belirgin bir değişiklik görülmedi.

Kış başlangıcının ise özellikle Güneydoğu Anadolu’da her 10 yılda 1 ila 2 gün daha erkene kaydığı gözlemlendi. Diğer bölgelerde kış başlangıcında belirgin bir değişime rastlanmadı.

MEVSİMLERİN TERMAL YAPISI DA DEĞİŞİYOR

Doç. Dr. Hakan Aksu, astronomik takvimde mevsimlerin yaklaşık 90’ar günlük sabit dönemler olarak tanımlandığını ancak gerçek mevsim koşullarını değerlendirebilmek için sıcaklık ve hava koşullarını dikkate alan dinamik bir yaklaşım gerektiğini belirtti.

Aksu, yükselen sıcaklıkların kış mevsimlerinin daha kısa ve ılıman geçmesine neden olduğunu, yaz mevsimlerinin ise hem süresinin hem de termal şiddetinin arttığını ifade etti.

Bu değişimin ilkbahar ve sonbahar gibi geçiş mevsimlerinin başlangıç ve bitiş tarihlerinde kaymalara yol açtığını belirten Aksu, mevsimsel süreklilik dengesinin de bundan etkilendiğini söyledi.

SONBAHARDAKİ DEĞİŞİM ÖZELLİKLE ÖNEMLİ

Aksu, sonbaharın denizlerin yüksek ısı kapasitesi sayesinde iklim değişikliğinin etkilerinin yavaşlatılması ve küresel iklimin dengelenmesi açısından önemli bir dönem olduğunu belirtti.

Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğuna işaret eden Aksu, sonbahar mevsiminin termal özelliklerinde yaşanan değişimin bu nedenle ayrıca önem taşıdığını kaydetti.

Denizlerin sıcaklığını korumaya devam ettiği sonbahar döneminde, farklı hava sistemlerinin bölgeye ulaşmasıyla atmosferik koşulların daha değişken hale gelebildiğini ifade etti.

AŞIRI YAĞIŞ VE ANİ TAŞKIN RİSKİ ARTABİLİR

Araştırmada sıcaklık artışlarının yalnızca sıcak hava dalgalarını artırmadığı, atmosferin daha fazla nem tutmasına da neden olduğu belirtildi.

Aksu, atmosferde biriken nemin ani ve şiddetli yağışların oluşmasına zemin hazırlayabileceğini, bunun da taşkın gibi birbirini tetikleyen aşırı hava olaylarının daha sık görülmesine yol açabileceğini söyledi.

Sonbahar sıcaklıklarının yükselmesinin, deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla birlikte özellikle geçiş mevsimlerinde şiddetli konvektif yağış ve ani taşkın riskini artırabileceğini belirtti.

Bu nedenle geçiş mevsimlerinin aşırı hava olayları açısından daha riskli hale gelebileceğini ifade etti.

YAZ SICAKLIKLARI HER 10 YILDA 0,2 İLA 0,7 DERECE ARTIYOR

Araştırmada mevsimlerin yalnızca sürelerinde değil, sıcaklık özelliklerinde de değişim yaşandığı görüldü.

Yılın en sıcak 90 günlük dönemi olarak kabul edilen yaz mevsiminde sıcaklıkların her 10 yılda ortalama 0,2 ila 0,7 santigrat derece arttığı belirlendi.

Aksu, bu artışın yaz mevsimini sıcaklık yükselişinin en belirgin görüldüğü dönemlerden biri haline getirdiğini söyledi. İklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğe yönelik bir tahmin olmadığını belirten Aksu, sıcaklık rekorları ve yağış düzenindeki aşırı değişimlerin bu sürecin günümüzde doğrudan görülebilen sonuçları olduğunu ifade etti.

MEVSİM KAYMALARI TARIMI DA ETKİLİYOR

Aksu, mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihlerindeki değişimin tarım, enerji, su kaynakları, afet yönetimi ve turizm gibi birçok alanda sosyoekonomik sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bu nedenle iklim uyum stratejilerinin farklı disiplinlerin birlikte çalışacağı bir anlayışla uygulanması gerektiğini söyledi.

Türkiye genelinde bitkilerin büyüme ve gelişme dönemlerindeki sıcaklıkların belirgin biçimde arttığına dikkati çeken Aksu, bu durumun bitkilerin gelişim sürecinde önemli değişikliklere yol açtığını anlattı.

ÇİÇEKLENME ERKENE KAYIYOR, DON RİSKİ ARTIYOR

Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte bitkilerde ve ağaçlarda ilkbahar dönemindeki yapraklanma ve çiçeklenme süreçlerinin daha erken başladığı belirtildi.

Bu durum bitkilerin olgunlaşma süresini kısaltırken, erken uyanan bitkilerin daha sonraki dönemlerde görülebilecek don olaylarından etkilenme riskini artırabiliyor.

Aksu ayrıca değişen sıcaklık koşullarının bazı zararlı popülasyonlarının artmasına da zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

YAPRAK DÖKÜMÜ GECİKİYOR

Sonbaharda sıcaklıkların daha uzun süre yüksek seyretmesi, bitkilerin doğal döngüsünü de etkiliyor.

Aksu’ya göre sıcaklıkların yüksek kalması nedeniyle yaprak dökülmesi ve vejetasyon döneminin sona ermesi gecikiyor. Sıcaklık birikimindeki artışın özellikle güney bölgelerde bitkiler üzerindeki sıcaklık stresini yükseltebildiğini belirtti.

Buna karşılık İç ve Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı kesimlerinde daha önce yetiştirilemeyen bazı kültür bitkilerinin üretilebilmesine imkan sağlayan yeni iklim zonlarının oluşabileceğini ifade etti.

ÖNÜMÜZDEKİ 20-30 YILA İŞARET ETTİ

Doç. Dr. Hakan Aksu, mevsim kaymalarının mevcut hızla devam etmesi halinde önümüzdeki 20 ila 30 yılda Türkiye’de tüm mevsimlerde hem zamanlama hem de sıcaklık açısından daha belirgin değişimler yaşanabileceğini kaydetti.

Araştırmanın sonuçları, Türkiye’de iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklıkları değil, mevsimlerin sürelerini, başlangıç ve bitiş tarihlerini, yağış düzenini ve doğal yaşam döngülerini de etkilediğini ortaya koydu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Özgür Özel: İktidar parti sokağa rahat çıkamazken biz alanlardaydık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Özgür Özel: İktidar parti sokağa rahat çıkamazken biz alanlardaydık
WhatsApp
İhbar Hattı