SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

DSP lideri Aksakal'dan ortak rapor uyarısı: Silah bırakma yok, acele edilmemeli

Haber görseli

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Suriye'deki son gelişmeleri değerlendiren Aksakal, "Yapılan anlaşmaya göre SDG/YPG kendini feshetmemiştir" diyerek, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun yürüttüğü ortak rapor çalışmalarında acele edilmemesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasına 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümüne değinerek başlayan Aksakal, devletin deprem sonrası yürüttüğü çalışmalara dikkat çekti.

"DEVLETİMİZ TÜM DÜNYAYA PARMAK ISIRTACAK BİR İRADE VE DİRAYETLE BÜYÜK BİR ÇALIŞMAYI HAYATA GEÇİRDİ"

Aksakal, depremzedelere yaklaşık 500 bin konut ve iş yerinin teslim edildiğini belirterek, bu çabanın önemli bir gayret ve özveri olduğunu söyledi. Kentsel dönüşüm projelerine yönelik dirençlerin sona ermesi gerektiğini vurguladı.

"Bu felaketin yüreğimizdeki ateşi o günkü gibi yanmaya devam ediyor. Devletimiz tüm dünyaya parmak ısırtacak bir irade ve dirayetle bu yaraların sarılmasına yönelik büyük bir çalışmayı hayata geçirmiş, 500 bine yakın konut ve işyerini depremzede yurttaşlarımıza teslim etmiştir. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel 'söz verdiklerinin daha yüzde 70'ini teslim ettiler, bununla övünüyorlar' dese de övünmek için bunun bile alkışlanacak bir gayret ve özveri olduğunu bizler de görüyoruz, milletimiz de görüyor, hatta dış dünyada dahi en yüksek taktirlere mazhar oluyor. Allah böyle bir felaketi bir daha yaşatmasın. Tek dileğimiz, depremin değil, sağlıksız yapıların öldürdüğü gerçeğini toplumun bütün kesimlerinin artık iyice içselleştirmesi ve kentsel dönüşüm projelerine olan kısmi dirençlerin de bir an önce ortadan kalkmasıdır."

"YAPILAN ANLAŞMAYA GÖRE SDG/YPG KENDİNİ FESHETMEMİŞTİR"

Suriye’de yaşanan gelişmelere değinen Aksakal, Suriye hükümeti ile SDG/YPG arasında imzalanan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan anlaşmaya göre SDG/YPG’nin kendini feshetmediğini savunan Aksakal, entegrasyon kapsamında örgüt unsurlarının yeni yapı içinde görev yapmaya devam edeceğini ileri sürdü.

Aksakal, Türkiye’nin temel şartının PKK ve bileşenlerinin tümüyle tasfiye edilmesi, resmen fesih ilan edilmesi ve silahların teslim edilmesi olduğunu belirtti. Mevcut tabloda bunun gerçekleşmediğini iddia eden Aksakal, sürecin zaman kazanma amacı taşıdığını söyledi:

"Suriye hükümeti ile SDG/YPG terör örgütü arasında yeni bir mutabakat imzalandı ve bu anlaşma kapsamına göre güya SDG önceki taleplerinden vazgeçmiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Demokratik Sol Parti olarak bize göre süreç 'Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge' stratejisi kapsamında ortaya konulan koşullara ve maalesef istenilen kriterlere uygun gerçekleşmiyor. Önce şu hususun altını çizmek zorundayız. Yapılan anlaşmaya göre SDG/YPG kendini feshetmemiştir. 30 Ocak'ta yapılan açıklamalara göre, entegrasyon kapsamında SDG/YPG güçleri cephelerden çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı bölgesinde konuşlandırılacak ve yerel güvenlik güçleri birleştirilecek. Yani terörist unsurlar, yeni yapı içerisinde görev yapmaya devam edecek. Suriye Enformasyon Bakanı ve SDG'den gelen açıklamalara göre de, SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Kobani güçleri ise Halep'e bağlı bir Tugay olarak yapılandırılacak. Onun için SDG/YPG’nin kendini feshetmediğini söyleyebiliyoruz."

KOMİSYON RAPORU İÇİN "ACELE EDİLMEMELİ" ÇAĞRISI

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora da değinen Aksakal, raporun aceleye getirilmemesi gerektiğini ifade etti. Sürecin istenilen düzeye ulaşmasının beklenmesinin daha uygun olacağını savundu.

"CHP KONUYA FRANSIZ"

Aksakal, ana muhalefet partisi CHP’ye yönelik eleştirilerde de bulundu. CHP’nin dış politika ve bölgesel gelişmeler yerine iç siyasi tartışmalara odaklandığını ileri süren Aksakal, partinin siyasi çizgisinden uzaklaştığını iddia etti:

"Dış politikada ve bölgemizde bunca hayati öneme haiz olaylar ardı ardına cereyan ederken ana muhalefet partisi CHP’nin konulara Fransız bir yaklaşımla hâlâ Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk davasının yörüngesinden kendini bir türlü kurtaramamış görünmesi, üstüne üstlük tüm sorunlarımız bitmiş gibi 29 Mart Pazar günü İstanbul Büyükşehir seçimlerinin yenilenmesini ve adayının da Ekrem İmamoğlu olduğunu söyleyebiliyor olması akıllara ziyan bir yaklaşım olarak toplumun tepkisini çekiyor. Kuruluş değerleri kapsamında siyasi yörüngesinden tamamen çıkmış, istikametini kaybetmiş bir parti görüntüsü vermesi konusunda itirazları olan milletvekillerinin, belediye başkanlarının bile sessizliği ya da suskunluk içine girmeleri, kendilerinden iktidar beklentisi olan toplum kesimlerinin dahi umutlarını yok etmektedir. CHP’nin siyasi yörüngesinden çıktığı görüşümüz mesnetsiz değildir."

"ÖZGÜR ÖZEL, İMAMOĞLU'NU GÖZDEN ÇIKARMIŞ"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına da değinen Aksakal, CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı konusunda netleştiğini öne sürdü:

"Burada gözden kaçırılmaması gereken hassas bir mesaj da var ki o da şudur; 29 Mart’ta bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi isteyebilen Sayın Özgür Özel anlaşılıyor ki İmamoğlu’nu artık gözden çıkarmış, diploma sahteciliğini kabullenmiş, İmamoğlu’nu seçimlerinde yüksek okul diplomasına ihtiyaç olmayan bir makama aday göstermenin derdine düşmüştür. Peki sormazlar mı adama; 142 ayrı suçtan yargılanan ve hakkında 2 bin 352 yıl hapis cezası istenilen birini hangi yüzle İstanbul halkının karşısına çıkaracaksın? Siyaseten savrulma denilen kavram bu kadar da anlamsız olmamalı. Demek ki önümüzdeki 2028 seçimlerinde CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı bugünden belli olmuş, Ekrem İmamoğlu’nu da kendi deyimiyle 'siyaseten betona gömecek' kişi ortaya çıkmıştır; o kişi de Özgür Özel’dir."

Küfür, hakaret ve spam yayınlanmaz.