Dünya ve Avrupa basınının nabzını tutan eurotopics, Avrupa Birliği’nin AB dışındaki ülkelerde geri gönderme merkezleri kurma planını gündemine aldı.
Avrupa Parlamentosu temsilcileri ile üye ülke hükümetlerinin üzerinde uzlaştığı yeni düzenleme, 12 Haziran’da tamamen yürürlüğe girecek AB iltica reformunun tamamlayıcı adımlarından biri olarak görülüyor.
Ancak Avrupa basınında birçok yorumcu, yeni politikanın insan hakları ve sığınmacıların hukuki güvenceleri açısından tartışmalı sonuçlar doğurabileceği görüşünde.
“ADALETSİZLİK VE KEYFİLİK RİSKİ VAR”
Belçika merkezli Le Soir, AB’nin planladığı geri gönderme merkezlerinin ciddi hukuki sorunlara yol açabileceğini yazdı.
Gazete, sınır dışı sürecindeki kişilerin Avrupa dışındaki merkezlerde tutulmasının denetim ve hukuki itiraz mekanizmaları açısından belirsizlik oluşturabileceğini belirtti.
Le Soir’e göre geri dönüş politikasında başarı, yalnızca yeni merkezlerle değil, göçmenlerin geldiği ülkelerle kurulacak etkili iş birlikleriyle mümkün olabilir.
“AVRUPA GÖÇ POLİTİKASINDA SAĞA KAYIYOR”
Slovenya merkezli Delo, yeni düzenlemeyi Avrupa’nın göç yaklaşımında önemli bir değişim olarak değerlendirdi.
Gazete, gelecekte sığınmacıların haklarından çok geri gönderme süreçlerinin hızlandırılmasına öncelik verilebileceğini savundu.
Delo, geçmişte Avrupa sağının sert kanadı tarafından dile getirilen bazı göç politikalarının artık ana akım siyasetin parçası haline geldiği yorumunda bulundu.
“GÖÇ KONUSUNDA TABULAR YIKILIYOR”
Alman Frankfurter Rundschau ise karara sert tepki gösteren gazeteler arasında yer aldı.
Gazete, Avrupa’nın göçle mücadelede giderek daha sert yöntemlere yöneldiğini belirterek, üçüncü ülkelerle yapılacak anlaşmaların insan hakları açısından soru işaretleri oluşturduğunu yazdı.
Yorumda, Avrupa’nın güvenlik ve sınır kontrolü politikaları ile temel haklar arasında zor bir denge aradığı ifade edildi.
AVRUPA’DA GÖÇ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Avrupa basınına göre yeni geri gönderme merkezi planı, kıtanın göç politikasında yeni bir dönemin işareti olabilir.
Bir kesim uygulamanın düzensiz göçle mücadelede gerekli olduğunu savunurken, eleştiriler merkezlerin hukuki statüsü, denetimi ve insan hakları boyutu üzerinde yoğunlaşıyor.