Türkiye ile Yunanistan arasında Ege'deki karasuları ve deniz yetki alanları uzun süredir anlaşmazlık başlıkları arasında yer alıyor. Atina, uluslararası deniz hukukuna dayanarak karasularını 12 deniz miline kadar genişletme hakkına sahip olduğunu savunuyor.
12 deniz mili, yaklaşık 22 kilometrelik bir mesafeye karşılık geliyor. Yunanistan'ın Ege'deki karasularını mevcut 6 deniz milinden 12 deniz miline çıkarma ihtimali, iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık konularından birini oluşturuyor.
Atina daha önce İyon Denizi'nde karasularını 12 deniz miline çıkarmıştı. Gerapetritis de son açıklamasında Yunanistan'ın bu haktan vazgeçmediğini ve uygun gördüğü zamanda kullanacağını söyledi.
YUNANİSTAN'DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI
Bu tartışmalar sürerken Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, Skai televizyonuna verdiği röportajda Türkiye ile ilişkilere ve olası bir gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gerapetritis, sahada şu anda bir tehlike görmediklerini ancak Yunanistan'ın olası gerilim ve baskı artışlarına karşı hazırlıklı olduğunu belirtti.
“SAHADA KARŞILIK VERMEYE HAZIRIZ”
Yunanistan'ın farklı senaryolara karşı hazırlık yaptığını söyleyen Gerapetritis, olası bir gerilim konusunda “Sahada karşılık vermeye hazırız” mesajını verdi.
Gerapetritis ayrıca Türkiye'nin tutumu hakkında Avrupa Birliği kurumları ve üye ülkelerin bilgilendirildiğini, gerilimin artması durumunda müttefiklerden somut destek talep edilebileceğini belirtti.
“12 MİLDEN VAZGEÇMEDİK”
Gerapetritis'in açıklamalarında öne çıkan diğer başlık karasuları oldu.
Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline kadar genişletme hakkından vazgeçmediğini söyleyen Gerapetritis, Atina'nın bu hakkı uygun gördüğü zaman ve şekilde kullanacağını ifade etti.
Yunan Bakan, olası bir genişletmenin ne zaman yapılacağı konusunda ise herhangi bir takvim vermedi.
TÜRKİYE İLE DİYALOG MESAJI DA VERDİ
Gerapetritis, Türkiye'ye yönelik açıklamalarının yanında diyalog vurgusu da yaptı.
Ankara ile iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini belirten Yunan Bakan, iki ülke arasındaki diyaloğun devam etmesini savundu. Atina'nın yaklaşımının diyalog ile caydırıcılığın birlikte yürütülmesi olduğunu ifade etti.