Türkiye yükseköğretim sisteminde tarihi bir dönüşümün eşiğine geldi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 4 yıllık lisans eğitiminin 3 yıla indirilmesine yönelik yürütülen yeni modelin detaylarını ilk kez açıkladı.
Özvar, CNN Türk'te yayınlanan "Hakan Çelik ile Hafta Sonu" programında üniversite eğitimine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Yükseköğretimde küresel standartlara uyum sağlamak ve genç nüfusun üretime katılımını hızlandırmak adına üniversitelerin 1 yıldır bu sürece hazırlandığını duyurdu.
"ÜNİVERSİTELERİ BİR SENEDİR BU KARARA HAZIRLIYORUZ"
Küresel ölçekte bilim ve teknoloji alanında yaşanan hızlı değişimin eğitim kurumlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, mezunlardan beklenen niteliklerin farklılaştığına dikkat çekti.
Avrupa'daki yükseköğretim standartlarını örnek gösteren Özvar, lisans programlarının 180 AKTS kredisi çerçevesinde yeniden yapılandırılacağını belirterek şu ifadeleri kullandığını aktardı:
"Avrupa'da eğitimler ortalama lisans döneminde 3 yıldır. Bazı programlarda özel yetkinlik kazandırmak amacıyla 3+2 uygulanır. Biz de diyoruz ki; lisans kredimizi 180 kredi içinde formüle edebiliriz. Bunu da 3 yıl içinde tamamlayabiliriz. Üniversitelerimizi bir senedir bu konuya hazırlıyoruz."
HAYATA ATILMA YAŞI VE DEMOGRAFİK RİSKLER ANA ETKEN OLDU
Düzenlemenin arkasındaki en kritik gerekçelerden biri olarak gençlerin iş hayatına ve aile kurma süreçlerine geç katılması gösterildi. Türkiye'de 12 yıllık zorunlu eğitimin ardından 4 yıllık lisans programı ve devamındaki staj, askerlik ve iş arama süreçleriyle gençlerin hayata atılma yaşının 26-27 seviyelerine kadar yükseldiğini belirten Özvar, düşen doğurganlık oranları ve değişen demografik yapının bu kararda belirleyici olduğunu söyledi.
Yeni modelle birlikte öğrencilerin teorik yükünün dengelenmesi ve iş hayatının içinde uygulamalı olarak daha erken yer alması hedefleniyor.
TÜRKİYE BİLİMSEL YAYINLARDA 13. SIRAYA TIRMANDI
Yükseköğretimdeki akademik performans verilerini de paylaşan Özvar, 2000'li yıllarda dünyada 35. sırada yer alan Türkiye'nin, araştırma üniversitelerine yapılan bütçe ve altyapı yatırımları sayesinde bilimsel yayın sıralamasında 13. sıraya kadar yükseldiğini açıkladı. Özvar, Türkiye'de 20'si devlet, 3'ü vakıf olmak üzere toplam 23 araştırma üniversitesinin bu başarıda öncü rol üstlendiğini vurguladı.