Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ev sahipliğinde çevrim içi düzenlenen toplantıda, 2027-2029 dönemi çalışma programı ve üye ülkeler arasındaki eğitim iş birliği ele alındı.
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Eğitim Enstitüsü 5. Mütevelli Heyeti Toplantısı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ev sahipliğinde EİT üyesi ülkelerin eğitim bakanları ve üst düzey temsilcilerinin katılımıyla çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Toplantıda üye ülkeler arasındaki eğitim iş birliğinin geliştirilmesi, Enstitünün faaliyetleri, mali ve idari yapısı ile 2027-2029 dönemine ilişkin çalışma programı masaya yatırıldı.
"KURUMSALLAŞMIŞ VE KAPSAYICI BİR ZEMİN OLUŞTU"
Toplantıda katılımcılara hitap eden Bakan Tekin, EİT Eğitim Enstitüsünün çalışmalarının son dönemde ivme kazandığını ve öğretmen yetiştirme süreçleriyle ilgili yayınlanan çalışmanın dikkat çekici olduğunu vurguladı. 2012 yılında Ankara'da başlayan bu süreçte Türkiye'nin hem ev sahibi hem de kurucu üye olarak ciddi destek sunduğunu belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"2017 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen ikinci toplantıyla tüm bu çalışmalar ivme kazandı. Bugün 5. Mütevelli Heyeti Toplantısı ile yepyeni bir aşamaya geçiyoruz. Artık yapının ciddi şekilde kurumsallaştığı ve daha kapsamlı iş birlikleri için zeminin hazır olduğu bir ortama geldik."
Tekin ayrıca, 23 Temmuz 2020'de imzalanıp 6 Mayıs 2022'de yürürlüğe giren "Ev Sahibi Ülke Anlaşması" ile diplomatik statünün güçlendiğini ve Mayıs 2024 itibarıyla Türkiye'deki çalışma ofisinin kullanılmaya başlandığını hatırlattı.
"EĞİTİM BAKANLIKLARI SORUMLULUK ALMALI"
Küresel düzeyde yaşanan insan hakları ihlallerine ve antidemokratik müdahalelere değinen Bakan Tekin, sosyal medya, yapay zekâ ve dizi platformlarıyla insan hakları ihlallerinin sıradanlaştığı bir dünyaya dikkat çekti. Dünya için büyük bir felakete sebep olabilecek bu süreçte eğitim bakanlıklarının ciddi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer eğitim alanıyla ilgili olan kişiler; ahlaki anlamda, insan hakları anlamında, hukuk zemini anlamında dünyanın geleceğini kurtaracak bir eğitimi verecek olsa bu kadar insan hakları ihlali yapan, bu kadar savaşçı, bu kadar emperyal insanlar yetişmeyecek ve çocuklarımızı, bununla beraber de dünyanın geleceğini hep beraber kurtarmış olacağız."
"EĞİTİMİN ASLİ İŞLEVİ BARIŞ İÇİNDE YAŞANACAK BİR DÜNYA İNŞA ETMEK"
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne atıfta bulunan Bakan Tekin, yapay zekâ kullanımından eleştirel düşünceye kadar yenilikleri eğitimin bir parçası haline getirirken esas gayenin barış içinde yaşanacak bir dünya inşa etmek olduğunu ifade etti. Tekin, insani değerlerin ve barış kültürünün müfredatın merkezine yerleştirildiğini vurguladı.