Hatay’da kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar, Antakya’nın tarihî hafızasını taşıyan Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğinde ele alındı.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde üniversitelerde hayata geçirilen bilim iletişimi ofisleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) tarafından Hatay Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü iş birliğiyle Müzeler Haftası dolayısıyla gerçekleştirildi.
Lise ve üniversite öğrencileri ile vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, Antakya’nın çok katmanlı tarihi ve arkeolojik mirası bilimsel sunumlarla anlatıldı.
ANTAKYA’NIN ÇOK KATMANLI TARİHİ ANLATILDI
Akademisyenler, Antakya’nın Hellenistik Dönem’de Antiokheia adıyla kurulduğunu, Roma, Bizans, İslam ve Osmanlı dönemlerinde farklı medeniyetlere ev sahipliği yaparak önemli bir kültür merkezi hâline geldiğini vurguladı.
Şehrin yaklaşık 2300 yıllık tarihsel birikiminin, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir kimliği oluşturduğu ifade edildi.
2300 YILLIK HAFIZAYI TAŞIYAN ARKEOLOJİK ALAN
Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde ortaya çıkarılan mozaikler, hamam, forum, cadde ve sokakların Antakya’nın tarihsel dokusunu gün yüzüne çıkardığı belirtildi.
Dünyanın en büyük tek parça mozaik koruma alanlarından biri olan “form mozaiği”, kültürel mirasın korunması açısından örnek bir uygulama olarak değerlendirildi.
DEPREM İZLERİ “DEPREM ARKEOLOJİSİ”NE VERİ SUNUYOR
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da yürütülen kazı ve koruma çalışmalarının, kültürel mirasın korunmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
1050 metrekarelik form mozaiğinde 6. yüzyıldaki depremler ve sel izlerinin görülebildiği, bunun da “deprem arkeolojisi” açısından önemli bilimsel veriler sunduğu aktarıldı.
AKADEMİSYENLERDEN KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU
HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Antakya’nın zengin tarihini ortaya çıkarmaya ve gelecek nesillere aktarmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çilem Uygun ise Antakya’nın Paleolitik dönemden Osmanlı’ya uzanan geniş bir kültürel mirasa sahip olduğunu belirtti.
DEPREM İZLERİ "DEPREM ARKEOLOJİSİ"NE IŞIK TUTUYOR
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da yürütülen kazı ve koruma çalışmalarının önemine dikkat çekilen etkinlikte, deprem arkeolojisi vurgusu yapıldı. 1050 metrekarelik form mozaiğinde 6. yüzyılda yaşanan deprem ve sel izlerinin açıkça görülebildiği, bu verilerin bilim dünyası için çok değerli kaynaklar sunduğu aktarıldı.