Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, 2026 yılı için küresel büyüme beklentisi yüzde 4,6’dan yüzde 3,1’e düşürüldü. Bu revizyon, üretimde yavaşlama, maliyet artışları ve enflasyonda yükseliş riskinin arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre mevcut tahminler dahi sınırlı bir savaş senaryosuna dayanıyor. Savaşın uzaması halinde ekonomik görünümün daha da bozulabileceği ifade ediliyor.
ENFLASYON VE MALİYET BASKISI ARTIYOR
Küresel ölçekte büyümenin yavaşlamasıyla birlikte enflasyonun yeniden yükselişe geçebileceği öngörülüyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın, üretim maliyetlerini yukarı çekerek şirket kârlılıklarını baskılaması bekleniyor. IMF, enflasyonun özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha sert hissedilebileceğine dikkat çekiyor.
MERKEZ BANKALARI İÇİN ZOR DÖNEM
Artan enflasyon ve zayıflayan büyüme görünümü, merkez bankalarını zor bir denklemin içine sokuyor. Para otoritelerinin, ekonomik aktiviteyi yavaşlatmadan fiyat artışlarını kontrol altına almak zorunda kalacağı belirtiliyor. Aynı süreçte hükümetlerin de artan enerji maliyetlerinin toplum üzerindeki etkisini azaltmak için daha fazla kaynak ayırması gerekecek.
ENERJİ KRİZİ DERİNLEŞEBİLİR
Savaşın uzaması halinde “modern çağın en büyük enerji krizlerinden biri”nin yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, petrol ve gaz arzında ciddi aksamalara yol açarak fiyatları yukarı çekebilir. Bu durum özellikle Körfez ülkeleri için ciddi ekonomik kayıplar anlamına geliyor.
AVRUPA VE KÖRFEZ EKONOMİLERİ BASKI ALTINDA
Avro Bölgesi’nde büyümenin yavaşlaması beklenirken, enerji maliyetlerinin sanayi üzerindeki baskıyı artıracağı öngörülüyor. Körfez ülkelerinde ise petrol üretimi ve ihracatın aksamasıyla ekonomik daralma riski öne çıkıyor. Katar ve Irak gibi ülkelerde ciddi küçülme ihtimali dikkat çekiyor.
KÜRESEL EKONOMİDE “DALGALI DÖNEM” BEKLENTİSİ
Uzmanlar, savaşın uzaması ve jeopolitik risklerin artması halinde küresel ekonomide uzun süreli bir dalgalanma ve yavaşlama dönemine girilebileceğini belirtiyor. Yabancı yatırımların yavaşlaması, göç akımlarındaki değişim ve ticaret kanallarındaki aksaklıklar, bu sürecin etkilerini daha da derinleştirebilir.