ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,311 seviyesine kadar yükseldi. Böylece uzun vadeli tahvil faizi yaklaşık 19 yılın en yüksek seviyesini gördü. 30 yıllık tahvil getirisi pazartesi günü de 4 baz puanın üzerinde yükselmişti. Uzun vadeli tahvillerde satışların devam etmesiyle getiriler üzerindeki yukarı yönlü baskı güçlendi.
ZAYIF VERİLERE RAĞMEN FAİZLER YÜKSELİYOR
Tahvil piyasasındaki hareketin dikkat çeken tarafını ise ABD ekonomisinden gelen veriler oluşturdu. Normal şartlarda ekonomik aktivitenin yavaşladığını gösteren verilerin tahvillere talebi artırarak getirileri aşağı çekmesi bekleniyor. Ancak son dönemde açıklanan zayıf ekonomik göstergelere rağmen uzun vadeli tahvil faizlerinde yükseliş devam etti. Temmuz ayında perakende satışların Mayıs 2025'ten bu yana en zayıf seviyelerden birine gerilemesi, tüketim tarafındaki ivme kaybına işaret etti. Son istihdam verileri de ABD iş gücü piyasasında soğuma sinyalleri verdi.
Buna rağmen yatırımcıların uzun vadeli ABD tahvillerindeki satışlarını sürdürmesi, piyasadaki endişelerin ekonomik büyümenin ötesine geçtiğine işaret etti.
ENFLASYON VE KAMU BORCU ENDİŞESİ ÖNE ÇIKIYOR
Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişte ABD'nin kamu borcuna ilişkin beklentiler de yakından takip ediliyor.
Yüksek borçlanma ihtiyacının devam etmesi ve enflasyonun uzun vadede nasıl seyredeceğine ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların uzun vadeli tahviller için daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor. Tahvil fiyatları ile getirileri ters yönde hareket ettiği için satışların artması uzun vadeli faizlerin de yükselmesine yol açıyor.
YABANCI YATIRIMCILAR ABD TAHVİLLERİNİ AZALTTI
ABD Hazine Bakanlığı verileri de tahvil piyasasındaki hareket açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Yabancı yatırımcıların haziran ayında ABD Hazine tahvillerindeki pozisyonlarını azalttığı görüldü. ABD tahvillerinin en büyük yabancı yatırımcıları arasında bulunan İngiltere, Japonya ve Çin'in tahvil varlıklarında düşüş kaydedildi. Yabancı talebindeki zayıflamanın devam etmesi, ABD'nin artan borçlanma ihtiyacıyla birlikte değerlendirildiğinde uzun vadeli tahvil getirileri üzerindeki yukarı yönlü baskının sürmesine neden olabilir.
KÜRESEL PİYASALAR ABD TAHVİLLERİNİ İZLİYOR
ABD tahvil faizleri küresel finans piyasaları açısından temel göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle uzun vadeli getirilerdeki sert yükseliş, şirketlerin ve tüketicilerin borçlanma maliyetlerinden hisse senedi değerlemelerine kadar geniş bir alanda etkili olabiliyor. Bu nedenle 30 yıllık tahvil faizinin 2007'den bu yana görülmeyen seviyelere yükselmesi, yalnızca ABD tahvil piyasası açısından değil, küresel piyasalardaki risk iştahı açısından da yakından takip ediliyor.