Değerli metaller piyasasında geçen hafta yaşanan gelişmeler fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Altının ons fiyatı seans içinde 4.411 dolara kadar fırlarken, gümüş yüzde 3,6'lık sıçramayla 64,27 dolara ulaştı. Analistler, bu sert yükselişin arkasında ABD istihdamındaki şok kayıptan Çin'in rekor alımlarına, Hürmüz Boğazı'ndaki yumuşama sinyallerinden gümüşteki arz açığına kadar 5 kritik gelişmenin olduğunu belirtti.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun açıkladığı temmuz ayı istihdam verilerine göre, ülkede 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı. Haziran ayı verileri de 57 binden 20 bine revize edilirken, toplam aşağı yönlü düzeltme 103 bine ulaştı. İş gücü piyasasındaki bu belirgin yavaşlama, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) azami istihdam hedefini yeniden ön plana çıkardı.
FED FAİZ BEKLENTİSİ GERİLEDİ, ALTINA TALEP ARTTI
Zayıf istihdam verileri Fed'in faiz artırma ihtimalini sert şekilde düşürdü. CME FedWatch verilerine göre eylül ayında faiz artışı olasılığı yüzde 55'ten yüzde 40'a geriledi. ABD Hazine tahvil getirilerinin de düşmesiyle faiz getirisi sağlamayan altının fırsat maliyeti azaldı ve değerli metale olan alım iştahı güçlendi.
ÇİN'DEN REKOR ALTIN ALIMI
Çin Halk Bankası (PBOC), temmuz ayında rezervlerine yaklaşık 20 ton altın ekleyerek alım serisini üst üste 21'inci aya taşıdı. Bu alım, Ekim 2023'ten bu yana en yüksek aylık miktar olurken, altının ons fiyatının 4 bin doların üzerinde seyrettiği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiti.
GÜMÜŞTE ÇİFTE ETKİ
Gümüş, altından daha güçlü bir performans sergileyerek altın-gümüş oranını 67:1 seviyesine geriletti. Güneş panelleri, elektrikli araçlar ve yapay zeka altyapısındaki büyüme, endüstriyel talebi artırırken piyasadaki arz açığını derinleştirdi. Gümüş piyasasının üst üste beşinci yılını arz açığıyla tamamlaması beklenirken, 2026'da altıncı kez dengesizlik oluşacağı öngörülüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA YUMUŞAMA SİNYALİ PETROLÜ GERİLETTİ
İranlı milletvekillerinin Umman arabuluculuğundaki anlaşma taslağını görüşmesi ve olumlu açıklamalar, bölgedeki gerilimin azalabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. Petrol fiyatlarındaki risk priminin gerilemesi, enerji kaynaklı enflasyon baskısını hafifletirken Fed'in sıkılaşma beklentilerini de zayıflattı. Bu durum tahvil getirileri üzerindeki baskıyı azaltarak değerli metallerin cazibesini artırdı.
GÖZLER EYLÜLDEKİ FED KARARINDA
Piyasalar bundan sonra Fed'in 16 Eylül'deki faiz kararı öncesinde açıklanacak TÜFE, ÜFE ve PCE verilerine odaklanacak. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki diplomatik sürecin resmiyete kavuşup kavuşmayacağı ve olası anlaşmanın sahada uygulanması da yakından takip edilecek. Önümüzdeki dönemde altın ve gümüşün seyri, ABD'den gelecek makroekonomik veriler ve Orta Doğu'daki diplomatik gelişmelerin gölgesinde şekillenecek.