Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecinin istenilen hızda ilerlemediğini belirterek, savaşın etkisi olmasaydı enflasyonun mevcut seviyesinden en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi. Şimşek, OVP’de en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurgularken, 2026’da bütçe açığının hedefin altında kalmasının beklendiğini açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Vadeli Program'ın hem ekonomi yönetiminin politika taahhütlerini ortaya koyduğunu hem de özel sektör açısından gelecek döneme ilişkin bir yol haritası sunduğunu belirten Şimşek, özellikle bütçe hedeflerinin bağlayıcı niteliğine dikkat çekti.
Şimşek'in gündeminde enflasyon, bütçe ve 2026 yılı büyüme görünümü de vardı.
DEZENFLASYON İSTENİLEN HIZDA İLERLEMİYOR
Ekonomi politikalarında son üç yıldır temel çerçevenin korunduğunu söyleyen Şimşek, öncelikli hedefin enflasyonu kalıcı şekilde aşağı çekmek olduğunu ifade etti. Dezenflasyon sürecinin beklendiği kadar hızlı ilerlemediğini kabul eden Şimşek, bunda dış gelişmelerin önemli rol oynadığını belirtti.
Savaşın yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarını değil, emtia fiyatlarının genelini yukarı taşıdığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye'deki yüksek enflasyon nedeniyle dışarıdan gelen fiyat şoklarının daha güçlü hissedildiğini söyledi.
“SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON 7 PUAN DAHA DÜŞÜK OLURDU”
Şimşek, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisine ilişkin dikkat çeken bir hesaplama da paylaştı. Savaşın yaşanmaması halinde mevcut enflasyonun en az 7 puan daha düşük olacağını belirten Şimşek, enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki yükselişin dezenflasyon sürecini yavaşlattığını ifade etti. Böylece ekonomi yönetimi, enflasyondaki düşüşün beklenen hızda gerçekleşmemesinde dış kaynaklı maliyet baskılarının önemli payı bulunduğuna işaret etti.
OVP’DE EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇE
Şimşek, Orta Vadeli Program'daki tahminlerin hazırlandıkları dönemin ekonomik koşullarını yansıttığını belirterek, şartların değişmesiyle makroekonomik göstergelerde sapmalar yaşanabileceğine dikkat çekti. Uluslararası Para Fonu'nun tahminlerini yılda dört kez güncellediğini hatırlatan Şimşek, Türkiye'nin OVP tahminlerini yılda bir kez gözden geçirdiğini söyledi.
OVP içerisinde en bağlayıcı alanın bütçe olduğunu vurgulayan Şimşek, bunun temel nedeninin kamu maliyesinin büyük ölçüde ekonomi yönetiminin kontrolünde olması olduğunu ifade etti.
BÜTÇE AÇIĞINDA HEDEFİN ALTINDA KALINACAK
Bütçe tarafında OVP hedeflerinden daha olumlu bir performans beklediklerini açıklayan Şimşek, 2026 yılında eşel mobil sistemi nedeniyle önemli miktarda kamu gelirinden vazgeçildiğine dikkat çekti. Buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının OVP'de öngörülen yüzde 3,5 seviyesinin altında kalması bekleniyor. Şimşek, yıl sonunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 civarında gerçekleşeceğini öngördüklerini söyledi.
Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde bütçe açığı, OVP hedefinin 0,4 puan altında kalacak.
2026 BÜYÜME BEKLENTİSİ YÜZDE 3,3
Şimşek, Türkiye ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Dışarıdan gelen şoklara rağmen ekonominin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini belirten Şimşek, büyüme hedefindeki sapmanın karşı karşıya kalınan dış şokun büyüklüğüne göre sınırlı olduğunu söyledi.
Şimşek'in açıklamaları, ekonomi yönetiminin 2026'nın kalan döneminde de enflasyonla mücadeleyi temel öncelik olarak korurken mali disiplinden taviz vermemeyi hedeflediğini ortaya koydu. Bütçe açığında OVP hedefinin altında kalınması beklenirken, dezenflasyonun hızını ise enerji ve emtia fiyatları başta olmak üzere küresel gelişmelerin belirlemeye devam edeceği öngörülüyor.