Fatih Sultan Mehmet (FSM) Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Finansal Teknolojiler Tezli Yüksek Lisans Programı'nı başlattı. Program, finans, teknoloji ve regülasyon unsurlarını bir araya getirerek, finans sektörünün dönüşümüne katkıda bulunacak nitelikli uzmanlar yetiştirmeyi amaçlıyor.
PROGRAMIN AMACI
FSM Vakıf Üniversitesi, finans alanındaki dönüşüm ve sektördeki yeni uzmanlık ihtiyaçları doğrultusunda bu programı geliştirdi. Finansal teknolojiler (fintek), finans hizmetlerinin teknoloji ile entegre edilmesini sağlayarak geleneksel yapıların yenilenmesine olanak tanıyor. Yeni yüksek lisans programı, finans sektörü değişikliklerine akademik bir bakış açısıyla yaklaşarak, öğrencilere finans, teknoloji ve regülasyon kesişiminde uzmanlaşma fırsatı sunuyor.
Programın, finansal teknoloji ekosistemindeki gelişmeleri anlayabilen ve yeni iş modellerini değerlendirebilen uzmanlar yetiştirmesi hedefleniyor.
ÜNİVERSİTE YETKİLİLERİNDEN AÇIKLAMALAR
FSM Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahameddin Başar, programın, akademik bilgi ile sektör uygulamaları arasında sağlam bir bağ kurmayı amaçladığını söyledi. Öğrencilerin güçlü bir akademik altyapının yanı sıra finans ekosisteminin ihtiyaçlarına yönelik analitik ve teknolojik beceriler edinmeleri hedefleniyor. Başar, programın uzun vadede yenilikçi araştırmalar, girişimciliği destekleyen bir akademik platform olmasını hedeflediklerini belirtti.
Enstitü Müdür Yardımcısı Dr. Remziye İlayda Tan Kesgin, programın açılmasında finans sektöründeki hızlı dönüşüm ve teknoloji ile finansal bilgiyi bir araya getirebilecek profesyonellere duyulan ihtiyacın etkili olduğunu vurguladı. Kesgin, bu alandaki gelişmelerin finansal hizmetlerin yapısına ve profesyonellerden beklenen yetkinliklere katkı sağladığını aktardı.
DÖNÜŞEN FINANS DÜNYASI
FSM İşletme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Turgay Geçer, finansal teknolojinin sadece bir teknoloji alanı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Geçer, finans, teknoloji ve regülasyonu bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Fintek alanı, dijitalleşmiş finansal hizmetlere dayalı yeni iş modellerinin ortaya çıkmasını sağlarken, finansal kuruluşlar, teknoloji şirketleri ve girişimcilerin önemli aktörler haline geldiğini belirtti.
Ayrıca, bu alandaki fırsatların mevcut finans kuruluşları ile sınırlı olmadığına dikkat çekti. Geçer, fintek girişimlerinin düşük maliyetle ölçeklenebilme, yenilikçilik ve değişen düzenlemelere hızlı uyum sağlama gibi avantajlar taşıdığına dair vurgularda bulundu. Program, yalnızca mevcut fintek uygulamalarını öğretmekle kalmayacak, aynı zamanda öğrencileri finans sisteminin işleyişini ve teknolojinin bu sistemi nasıl dönüştürdüğünü analiz etmeye de yönlendirecektir.
Fintek alanının sunduğu kariyer fırsatlarını da değerlendiren Geçer, bu alanın yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde fırsatlar sunduğunu aktardı. Geçer, geliştirilen finansal çözümlerin farklı coğrafyalara aynı hız ve kalitede ulaştırılmasının sektöre önemli bir potansiyel kazandırdığını ifade etti. Türkiye'nin de bu alanda önemli bir finansal hizmetler üretim merkezi olabileceğini belirtti.