Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının “tarladan markete fiyat yolculuğu” incelemesinde, bazı gıda tedarikçilerinin maliyetlerini gerçeğin üzerinde göstermek için sahte müstahsil makbuzları kullanmış olabileceğine ilişkin tespitler yer aldı. Soruşturma dosyasına giren raporda, hayatını kaybeden kişiler adına düzenlenmiş olabileceği belirtilen makbuzların yanı sıra fiilen çiftçilik yapmayan veya ürün teslim etmediğini söyleyen kişilere ait belgeler de incelendi.
Yaş meyve ve sebze sektöründeki fiyat hareketlerini inceleyen Vergi Denetim Kurulu, toplam mal alımlarının en az yüzde 70’ini çiftçilerden doğrudan yapan veya 300 milyon liranın üzerinde alım gerçekleştiren 207 riskli firmayı mercek altına aldı. İncelemede yalnızca müstahsil makbuzlarının doğruluğu değil, ürünün tarladan işletmeye ve ardından satışa kadar uzanan belge, ödeme, maliyet ve fiyat hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
ÖLÜLER ADINA MAHSUL MAKBUZU DÜZENLENMİŞ OLABİLİR
Raporda, bazı müstahsil makbuzlarının vefat eden kişiler adına düzenlenmiş olabileceğine ilişkin kayıtlara rastlandığı belirtildi.
İncelemelerde, bazı belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, adına makbuz düzenlenen bazı kişilerin fiilen çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ise ilgili firmayı tanımadığını ve herhangi bir ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi.
ARAZİLER GÖSTERİLEN ÜRETİMİ KARŞILAMIYOR
Denetimlerde bazı makbuzlarda gösterilen ürün miktarlarının, üreticilerin sahip olduğu arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle örtüşmediği de belirlendi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının bölgesel ve teknik verim değerlerinin üzerinde olduğu, ürün türü, miktarı veya birim fiyat bilgilerinin üreticilerin beyanlarıyla uyuşmadığı ifade edildi. Bazı işlemlerde ise makbuzlarda gösterilen birim fiyatların üreticilerin bildirdiği gerçek satış fiyatlarından belirgin şekilde düşük olduğu tespit edildi. Raporda, bu bulguların yalnızca münferit belge hataları olarak değerlendirilemeyeceği, bazı işlemlerin ticari ve vergisel sonuç doğuran sistematik bir yöntemin parçası olabileceği belirtildi.
GERÇEK DIŞI MALİYETLE KÂR DÜŞÜRÜLMÜŞ OLABİLİR
Rapora göre gerçek bir ürün teslimine dayanmayan veya miktar ve bedel açısından gerçeği yansıtmayan müstahsil makbuzları, işletme kayıtlarında fiktif mal ve stok oluşturulmasına ve maliyetlerin yükseltilmesine imkan sağlayabilir. Bu yolla işletmelerin brüt kârlılığının, kurum kazancının ve vergi matrahının düşük gösterilmesinin mümkün olabileceği değerlendirildi. Belgelerin aynı zamanda kayıt dışı temin edilen ürünlerin işletme stoklarına dahil edilmesine dayanak oluşturabileceği belirtildi.
41 FİRMANIN MALİ VERİLERİ İNCELENDİ
Raporda araştırılan 41 firmanın mali verilerinde genel olarak düşük brüt kârlılık oranları bulunduğu belirtildi. Yüksek hacimde alınıp satılan bazı ürünlerde alış ve satış fiyatları arasındaki farkın oldukça sınırlı olduğu, firmaların önemli bölümünün kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar beyan ettiği kaydedildi. Ancak raporda düşük kârlılığın tek başına usulsüzlüğü kanıtlamadığı da vurgulandı. Fire, nakliye, ambalajlama, tasnif, depolama giderleri, market kesintileri veya kayıt dışı satışların da kârlılığı etkileyebileceği belirtilerek ürün bazında alış-satış fiyatları, miktar, stok, fire, ödeme ve karşı taraf bilgilerinin birlikte incelenmesi gerektiği ifade edildi.
İNCELEME PERAKENDE AŞAMASINA KADAR SÜRDÜRÜLECEK
Soruşturma dosyasındaki raporda, 41 firmaya ilişkin bazı müstahsil makbuzlarının üretim kapasitesi, üretici beyanları, teslim ve ödeme kayıtlarıyla uyuşmadığına yönelik risk göstergeleri bulunduğu belirtildi. Raporda, ilk aşamada 41 firma üzerinde uygulanan doğrulama yönteminin risk durumuna göre diğer firmalara da yaygınlaştırılması ve müstahsil makbuzuyla başlayan ürün, belge, ödeme, maliyet ve satış zincirinin perakende aşamasına kadar takip edilmesi gerektiği değerlendirildi.