Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

The Economist yazdı: Türkiye “sınır piyasa” statüsüne düşebilir

The Economist, Türkiye’deki fon krizinin yatırımcı güveninin yanı sıra ülkenin MSCI’daki “gelişmekte olan piyasa” statüsünü de riske atabileceğini yazdı.

EKONOMİ 25.09.2026 09:22 Güncelleme: 25.09.2026 09:28 Melisa Altuntaş 366 okuma Okuma Süresi: 5 dk
The Economist yazdı: Türkiye “sınır piyasa” statüsüne düşebilir
Paylaş:
N

Türkiye sermaye piyasalarında son dönemde bazı yatırım fonları ve hisselerde görülen olağanüstü yükselişlerin ardından başlayan sert düşüşler, uluslararası piyasalarda da yakından izleniyor.

The Economist, Türkiye’deki yatırım fonu krizini mercek altına aldığı analizinde, yaşanan sürecin yalnızca yatırımcı kayıplarıyla sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. Piyasalarda güvenin zedelenmesi, Türkiye’nin uluslararası finans merkezi olma hedefinin yanı sıra küresel endekslerdeki konumunu da riske atabilecek sonuçlar doğurabilir.

OLAĞANÜSTÜ GETİRİLER DİKKAT ÇEKTİ

The Economist analizinde, krize giden süreçte bazı fon ve hisselerde görülen sıra dışı yükselişleri öne çıkardı. Bazı yatırım fonlarının kısa süre içerisinde piyasa ortalamalarının çok üzerinde getiri sağlamasının soru işaretlerini beraberinde getirdiği belirtildi.

Analizde, varlık yönetim şirketi Tera'nın ana fonunun üç yıllık dönemde yüzde 60 binin üzerinde değer kazandığına dikkat çekildi. Destek Finans Faktoring hisselerinde yaşanan yükseliş de dikkat çeken örneklerden biri olarak gösterildi. Şirketin halka arzının ardından yaklaşık 17 aylık süreçte hisse fiyatının yüzde 7 bin civarında yükseldiği ve bu değer artışının şirketi piyasa değeri açısından Borsa İstanbul'un en büyük şirketleri arasına taşıdığı aktarıldı.

FONLARDA LİKİDİTE SORUNU GÜNDEME GELDİ

The Economist'e göre piyasalardaki asıl kırılma, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlardan çıkmak isteyen yatırımcıların taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla başladı. Analizde, Tera ve bazı diğer portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların para çekme taleplerinde sorun yaşadığı öne sürülürken, bazı şirketlerin faaliyetlerine ilişkin ciddi iddiaların da gündeme geldiği belirtildi.

Analizde, piyasalardaki bazı yapıların bir yetkili tarafından “Ponzi benzeri” olarak nitelendirildiğini aktarırken, fonlar ile belirli şirket hisseleri arasındaki yoğun ilişkinin piyasalardaki kırılganlığı artırdığı değerlendirmesinde bulundu.

BORSADA İKİ GÜNDE 30 MİLYAR DOLARLIK KAYIP

Fon piyasasında artan gerilim kısa süre içerisinde Borsa İstanbul'a da yansıdı.

The Economist'in aktardığına göre Borsa İstanbul'un ana endeksi 16 Eylül'de yüzde 5'in üzerinde değer kaybetti. Sert satışların devam ettiği iki günlük süreçte şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 30 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Özellikle fonların yoğun şekilde pozisyon aldığı hisselerdeki satışların hızlanması, piyasalardaki dalgalanmanın daha geniş bir alana yayılmasına neden oldu.

SPK'NIN 131 FON KARARI KRİZİN BOYUTUNU GÖSTERDİ

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 131 yatırım fonunun tasfiyesine yönelik kararı da The Economist'in analizinde geniş yer buldu. Söz konusu fonlarda yaklaşık 18 milyar dolarlık varlık bulunduğunun tahmin edildiğini aktardı. Fonların büyüklüğü nedeniyle yaşanan gelişmelerin çok geniş bir yatırımcı kitlesini etkileyebileceğine dikkat çekildi.

Analize göre en az 450 bin yatırımcı, yatırımlarının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Bunun yanında fonların tasfiye sürecinin uzaması halinde yatırımcıların kalan varlıklarına ulaşmasının da zaman alabileceği ifade edildi.

450 BİN YATIRIMCI İÇİN BELİRSİZLİK

Krizin en önemli boyutlarından birini yatırımcıların fonlardaki paralarının geleceği oluşturuyor.

Fonların portföylerinde bulunan varlıkların piyasa koşullarında satılması ve yatırımcı ödemelerinin gerçekleştirilmesi sürecinin zaman alabileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle likiditesi düşük hisselerde yoğun pozisyon taşıyan fonlarda hızlı satış yapılmasının fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, fonlardan çıkmak isteyen yatırımcıların aynı anda satış talebinde bulunması halinde piyasalardaki dalgalanmanın daha da artabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.

MSCI'DAN TÜRKİYE İÇİN KRİTİK SİNYAL

The Economist'in analizindeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki sınıflandırması oldu. Analizde, küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın haziran ayında Türkiye piyasasına ilişkin önemli bir uyarıda bulunduğunu hatırlattı. Buna göre gerekli düzenleyici adımların atılmaması durumunda Türkiye'nin mevcut “gelişmekte olan piyasa” statüsünün yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

The Economist, olası bir statü değişikliğinin Türkiye'nin “sınır piyasa” kategorisine alınması anlamına gelebileceğine dikkat çekti. Bu kategoride Romanya ve Tunus gibi daha küçük sermaye piyasalarına sahip ülkeler de bulunuyor.

STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?

MSCI sınıflandırmaları, küresel yatırım fonlarının ülkelere yönelik pozisyonlarında önemli referanslardan biri olarak kullanılıyor. Bu nedenle Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden çıkarılması, ülkeye yatırım yapan uluslararası fonların kararlarını da etkileyebilir.

Özellikle MSCI endekslerini takip eden pasif yatırım fonlarının portföy dağılımlarında değişikliğe gitmesi gerekebilir. Böyle bir senaryoda Türkiye piyasalarındaki yabancı yatırımcı ilgisi, likidite ve sermaye girişleri üzerinde ek baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.

Bu nedenle yatırım fonlarında yaşanan krizin çözümü, yalnızca yerli yatırımcıların zararlarının sınırlandırılması açısından değil, Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası itibarı bakımından da önem taşıyor.

YENİ KURALLAR SATIŞ BASKISINI ARTIRDI

The Economist, SPK'nın ağustos sonunda attığı düzenleyici adımlara da analizinde yer verdi. Kurulun fonların belirli şirket hisselerinde piyasa üzerinde aşırı etkili olabilecek büyüklükte pozisyon oluşturmasını engellemeye yönelik yeni kurallar getirdiği belirtildi.

Yeni düzenlemelerin ardından bazı fon yöneticilerinin portföylerini belirlenen sınırlara uygun hale getirmek amacıyla hisse satışlarını hızlandırdığı aktarıldı. Bu satışların belirli hisselerde fiyatların hızla gerilemesine yol açtığı, düşüşlerin ardından yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerinin arttığı belirtildi. Böylece hisse satışları fiyatları aşağı çekerken, düşen fiyatların yatırımcı çıkışlarını hızlandırdığı ve yeni satış ihtiyacını beraberinde getirdiği bir döngünün oluştuğu değerlendirildi.

TÜRKİYE'NİN FİNANS MERKEZİ HEDEFİ DE GÜNDEMDE

The Economist'e göre yaşanan gelişmelerin etkisi Borsa İstanbul ve yatırım fonlarıyla sınırlı değil. Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası bir finans merkezi olma hedefi açısından da sermaye piyasalarına duyulan güven kritik önem taşıyor. Şeffaflık, yatırımcıların varlıklarına erişebilmesi, piyasa fiyatlarının sağlıklı şekilde oluşması ve düzenleyici kurumların etkinliği uluslararası yatırımcıların ülke tercihinde öne çıkan unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde SPK'nın atacağı adımlar, fonların tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceği ve yatırımcıların varlıklarına hangi koşullarda ulaşabileceği yakından takip edilecek.

Türkiye piyasaları açısından bir diğer kritik başlık ise MSCI'ın bundan sonraki değerlendirmeleri olacak. Sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilip edilemeyeceği, Türkiye'nin küresel yatırım haritasındaki konumunun korunmasında belirleyici unsurlardan biri haline gelebilir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Ateşkes sürüyor, saldırılar durmadı! Lübnan’ın güneyi vuruldu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Ateşkes sürüyor, saldırılar durmadı! Lübnan’ın güneyi vuruldu
WhatsApp
İhbar Hattı