TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, son dönemde gündeme gelen "bölgesel asgari ücret" taleplerine çok sert yanıt verdi. Yazılı bir açıklama yayımlayan Konfederasyon, bu önerinin iyi niyet taşımadığını belirtti. Açıklamada, "Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir." ifadelerine yer verildi.
1960'lı yıllarda denenen ve başarısız olan sistemi 60 yıl sonra yeniden masaya sürmenin çalışanlara hiçbir fayda sağlamayacağını vurgulayan TÜRK-İŞ, işverenlerin asıl motivasyonunun daha fazla kar etmek olduğunu savundu.
"TOPLUMSAL HUZURU ZEDELEYECEK RİSKLİ BİR ÖNERİ"
Açıklamada, bölgesel asgari ücret uygulamasının taşıdığı tehlikelere dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:
"Bölgesel asgari ücret, başta işçi ve emekçiler arasında olmak üzere tüm ülkede ayrışmalara neden olabilecek, gerilimleri artırabilecek ve toplumsal huzuru zedeleyebilecek son derece riskli bir öneridir. Bu öneride bulunanlar ise art niyetlidir."
Açıklamada, tartışmaların odağının ücretlerin bölgesel olarak bölünmesi değil, insan onuruna yakışır bir geçim seviyesine çıkarılması olması gerektiği kaydedildi.
"28 BİN 75 LİRAYI BİLE ÇOK GÖRÜYORLAR"
TÜRK-İŞ, 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda yer almama kararını da hatırlatarak mevcut sisteme muhalefetini yineledi. Açıklamada, "Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu günümüzde, bir işçi bu parayla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Ama gözünü kar hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, daha önceki yıllarda da komisyon kararlarına muhalefet şerhi konulduğu ve asgari ücretin bir geçim ücretine dönüştürülmesi mücadelesinin kararlılıkla süreceği mesajı verildi.