Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da Ankara’da ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi öncesinde, savunma ve havacılık sanayisinin İttifak üyesi ülkelere yönelik ihracatında adeta patlama yaşandı. Son bir yıllık dönemde sektörün toplam ihracatı bir önceki döneme göre yüzde 47,12 oranında artarak 7,4 milyar dolardan 10,9 milyar dolara fırladı. Bu başarıda, NATO müttefiklerine yapılan satışların ağırlık merkezi oluşturması ve savunma diplomasisi faaliyetlerinin etkisi belirleyici oldu.
NATO MÜTTEFİKLERİ İHRACATIN ZİRVESİNDE
1 Haziran 2025 ile 31 Mayıs 2026 arasında 178 ülkeye savunma ve havacılık ürünü gönderilirken, ihracatın yüzde 57,28’i NATO üyesi ülkelere gerçekleştirildi. İttifak ülkelerine yapılan satışlar 6 milyar 235 milyon 676 bin dolara ulaşarak, ilk 3 sırayı NATO müttefiklerinin paylaşmasıyla Türkiye’nin stratejik konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Böylece NATO üyelerine yönelik ihracattaki yükseliş trendi kararlılıkla sürdürülmüş oldu.
SAVUNMA DİPLOMASİSİ İHRACATI ARTIRDI
Sektörün performansındaki bu sıçramada, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen uluslararası temaslar ve ikili görüşmeler önemli rol oynadı. Dost ve müttefik ülkelerle geliştirilen diplomatik ilişkiler, Türk firmalarının küresel pazardaki görünürlüğünü artırırken yeni işbirliği fırsatlarının da önünü açtı. Bu çabalar, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün tedarik eden değil, teknoloji geliştiren ve ortak üretim modelleri kuran bir ülke konumuna yükselmesini sağladı.
KİLOGRAM BAŞINA 40 KAT DAHA YÜKSEK DEĞER
Savunma ve havacılık sanayisinin ihracatındaki büyüme, yüksek katma değerli ürünlerle de kendini gösteriyor. Sektörün kilogram başına ihracat değeri 65,16 dolar olarak gerçekleşirken, Türkiye genelinde bu rakam yalnızca 1,62 dolar seviyesinde bulunuyor. Savunma sanayisi, ülke ortalamasının yaklaşık 40 katı bir değerle Türkiye ekonomisine teknoloji odaklı katkı sunmaya devam ediyor.