Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA-II) kapsamında yürütülen iki ayrı programa ilişkin yeni kararlar Resmî Gazete’de yayımlandı. 11777 ve 11778 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla 2020 ve 2016 yıllarına ait Yıllık Aksiyon Programlarının finansman anlaşmalarında değişiklik yapıldı.
2020 PROGRAMINA 18 AYLIK EK SÜRE
2020 Yıllık Aksiyon Programı’nda operasyonel uygulama süresi 90 aya, finansman anlaşmasının toplam uygulama dönemi ise 162 aya çıkarıldı. Böylece programa 18 aylık ek süre tanındı. Belgede, süre uzatımının geciken kapanış denetimlerinin tamamlanması, çıkar çatışması kontrollerine ilişkin eksikliklerin giderilmesi ve denetim sistemindeki güncellemelerin sonuçlandırılması amacıyla yapıldığı belirtildi.
2016 PROGRAMINDA 238,3 MİLYON AVROLUK AB KATKISI
11778 sayılı kararla 2016 Yıllık Eylem Programı Finansman Anlaşmasına ait 4 No’lu Zeyilname onaylandı. Program kapsamındaki toplam AB katkısı yaklaşık 238,3 milyon avro olarak yer aldı. Kaynakların demokrasi ve yönetişim, hukukun üstünlüğü ve temel haklar, içişleri, halk sağlığı ile tarım ve kırsal kalkınma alanlarında kullanılması öngörülüyor. Demokrasi ve yönetişim için yaklaşık 119,4 milyon avro, hukukun üstünlüğü ve temel haklar için yaklaşık 114,5 milyon avro, tarım ve kırsal kalkınma için ise 4,4 milyon avro ayrıldı.
YARGI, SINIR GÜVENLİĞİ VE HALK SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR
Programda aile mahkemeleri, arabuluculuk, adli laboratuvarlar, temel haklar ve kamu kurumlarının kapasitesine yönelik çalışmalar bulunuyor. İçişleri başlığında ise doğu sınırlarında gözetim, düzensiz göçle mücadele, mayın temizliği, sahte seyahat belgelerinin tespiti ve narkotik analiz kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Halk sağlığı alanında da 5,3 milyon avroluk kaynak ayrıldı. Bu bölümde laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi ve deprem bölgesindeki laboratuvar kapasitesinin yeniden oluşturulması amaçlanıyor.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN NOT
Belgenin son bölümünde Türkiye, finansman anlaşmasında yer alan İstanbul Sözleşmesi atıflarının Türkiye açısından uygulanmayacağını bildirdi. Buna gerekçe olarak Türkiye’nin söz konusu sözleşmeye taraf olmaması gösterildi.