Hyundai ve Kia, otomobillerde enerji verimliliğini artırmaya yönelik dikkat çeken bir teknoloji için patent aldı. Yeni sistem, aracın ön tamponuna entegre edilecek rüzgar türbiniyle seyir sırasında oluşan hava akışından elektrik üretmeyi amaçlıyor.
Patent başvurusundaki bilgilere göre sistem, aracın ön ızgarasının arkasına yerleştirilen hava kanalı, hareketli kanatçıklar ve jeneratör üzerinden çalışacak. Hava akışının uygun olduğu durumlarda kanatçıklar açılacak, hava özel kanaldan geçerek jeneratörü döndürecek ve elektrik üretimi sağlanacak.
AMAÇ SONSUZ ENERJİ DEĞİL, VERİMLİLİK
Sistem, araçlara sınırsız enerji sağlama iddiası taşımıyor. Temel hedef, sürüş sırasında oluşan hava akışından sınırlı da olsa ek elektrik elde ederek toplam enerji verimliliğini artırmak.
Özellikle yüksek hızlarda rüzgardan elektrik üretmeye çalışmak hava sürtünmesini artırabileceği için verimsiz hale gelebiliyor. Bu nedenle Hyundai ve Kia’nın patentinde sistemin yalnızca uygun sürüş koşullarında devreye alınması planlanıyor.
KANATÇIKLAR GEREKTİĞİNDE KAPANACAK
Patentte yer alan tasarıma göre hava akışının enerji üretimine uygun olmadığı ya da aerodinamik verimi düşüreceği durumlarda hareketli kanatçıklar kapanacak.
Böylece aracın hava sürtünmesinin artması engellenecek. Uygun koşullarda ise kanatçıklar açılarak hava jeneratöre yönlendirilecek ve elektrik üretimi yapılacak.

HİBRİT ARAÇLARA DAHA FAZLA KATKI SAĞLAYABİLİR
Teknolojinin saf elektrikli araçlardan çok hibrit ve içten yanmalı motora sahip modellerde daha etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Hibrit araçlarda rüzgar türbininden elde edilen elektrik, bataryayı destekleyerek elektrikli sürüş süresinin uzamasına katkı sağlayabilir. Böylece benzinli motorun daha verimli çalışma aralığında kullanılması mümkün olabilir.
İÇTEN YANMALILARDA ALTERNATÖRE DESTEK
İçten yanmalı motora sahip araçlarda ise sistemin 12 voltluk elektrik altyapısını beslemesi ve geleneksel alternatörün yükünü azaltması amaçlanıyor.
Bu sayede araçtaki elektrik ihtiyacının bir bölümü hava akışından karşılanabilir. Böyle bir kullanım senaryosu, yakıt tüketimini sınırlı da olsa azaltma potansiyeli taşıyor.
PARK HALİNDE BİLE DÜŞÜK ŞARJ İHTİMALİ
Patentte dikkat çeken ayrıntılardan biri de aracın uygun rüzgar yönünde park edilmesi halinde düşük seviyeli şarj sağlanabilmesi.
Bu senaryoda araç hareket etmese bile, rüzgar akışı türbini döndürerek bataryaya düşük miktarda enerji aktarabilir. Ancak bunun günlük kullanımda ne kadar etkili olacağı henüz belirsizliğini koruyor.
SERİ ÜRETİM GARANTİ DEĞİL
Hyundai ve Kia’nın aldığı patent, teknolojinin mutlaka seri üretime geçeceği anlamına gelmiyor.
Otomotiv şirketleri, gelecekte kullanabilecekleri teknolojileri korumak veya rakiplerinin benzer çözümler geliştirmesini sınırlamak amacıyla da patent başvurusu yapabiliyor. Bu nedenle ön tampona entegre rüzgar türbininin gerçek araçlarda kullanılıp kullanılmayacağı ilerleyen dönemde netleşecek.
OTOMOBİLDE VERİMLİLİK YARIŞI BÜYÜYOR
Elektrikli, hibrit ve içten yanmalı araçlarda enerji verimliliği artık otomotiv sektörünün en kritik rekabet alanlarından biri haline geldi.
Hyundai ve Kia’nın rüzgar türbini patenti de bu arayışın dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Sistem hayata geçirilirse, araçların yalnızca motor ve batarya teknolojileriyle değil, hava akışını kullanarak da enerji verimliliği sağlaması mümkün olabilir.