Orta Doğu'da enerji ticaretinin geleceğine ilişkin yeni güzergâh arayışlarında Suriye öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatındaki kısıtlamalar, bölge ülkelerini alternatif taşıma hatlarına yöneltirken Suriye'nin Akdeniz'e kıyısı ve Türkiye ile bağlantısı yeni projeler için fırsat oluşturuyor. Uzun yıllar süren çatışmalar nedeniyle enerji altyapısı büyük zarar gören ülkede, petrol ve doğal gaz aramalarından elektrik santrallerine kadar birçok yatırım planlanıyor. Türkiye'nin de yer aldığı 7 milyar dolarlık enerji anlaşması ise bu çalışmalar arasında bulunuyor.
SURİYE, HÜRMÜZ BOĞAZI'NA ALTERNATİF OLABİLİR Mİ?
Küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Orta Doğu'dan Avrupa'ya uzanabilecek alternatif enerji güzergâhlarını gündeme getirdi.
Suriye'nin Akdeniz'e erişimi ve Türkiye ile kara sınırının bulunması, ülkeye enerji taşımacılığında coğrafi avantaj sağlıyor.
Baker Enstitüsünün değerlendirmesine göre gerekli altyapının kurulması halinde Suriye, Basra Körfezi'nden gelen petrol ve doğal gazın farklı güzergâhlara yönlendirilmesinde bir geçiş ülkesi olabilir.
Bu senaryoda enerji kaynaklarının boru hatlarıyla Suriye üzerinden Akdeniz kıyılarına veya Türkiye bağlantıları aracılığıyla Avrupa'ya ulaştırılması değerlendiriliyor.
Ancak söz konusu güzergâhlar henüz tamamlanmış projeler değil. Hayata geçirilmeleri yeni altyapı yatırımlarına ve bölgesel iş birliklerine bağlı.
SURİYE'NİN PETROL ÜRETİMİ YÜZDE 80 AZALDI
Suriye'nin enerji sektörünün yeniden yapılandırılması ihtiyacı, petrol ve doğal gaz üretimindeki düşüşle ortaya çıkıyor.
Ülkede 2011 yılında başlayan çatışmalardan önce günlük yaklaşık 380 bin varil ham petrol üretiliyordu.
Wood Mackenzie verilerine göre savaş yıllarında petrol üretimi yüzde 80, doğal gaz üretimi ise yaklaşık yüzde 50 azaldı.
Suriye'nin tahmini petrol ve doğal gaz rezervi 1,3 milyar varil petrol eşdeğeri seviyesinde bulunuyor.
Yeterince araştırılmamış kara sahaları ile açık deniz alanları, gelecekteki arama faaliyetleri açısından potansiyel taşıyor.
ABD'Lİ CHEVRON SURİYE'DE ARAMA PROJESİNE HAZIRLANIYOR
Suriye yönetimi, petrol ve doğal gaz üretimini artırmak amacıyla uluslararası enerji şirketleriyle iş birliği çalışmalarını sürdürüyor.
Mayıs 2026'da ülkenin ilk derin deniz petrol ve doğal gaz arama projesi için açık deniz sahası belirlendiği duyuruldu.
Projenin ABD merkezli Chevron, Katar merkezli UCC Holding ve Suriye Petrol Şirketi tarafından geliştirilmesi planlanıyor.
Çalışmaların ilerlemesi, arama faaliyetlerinin sonuçlarına ve yatırım süreçlerinin tamamlanmasına bağlı olacak.
TÜRKİYE'NİN DE YER ALDIĞI 7 MİLYAR DOLARLIK ANLAŞMA
Suriye'de enerji altyapısının yeniden inşasına yönelik yatırımlardan biri de Türkiye, Katar ve ABD'li şirketlerin yer aldığı 7 milyar dolarlık proje oldu.
Mayıs 2025'te duyurulan ve sonraki süreçte nihai yatırım sözleşmeleri imzalanan proje kapsamında toplam 5 bin megavatlık elektrik üretim kapasitesi hedefleniyor.
Katar merkezli UCC Holding öncülüğündeki konsorsiyumda Türkiye'den Kalyon Enerji ve Cengiz Enerji ile ABD merkezli Power International bulunuyor.
Projenin 4 bin megavatlık bölümünü dört doğal gaz çevrim santrali, bin megavatlık bölümünü ise güneş enerjisi tesisleri oluşturuyor.
Planlanan santrallerin tamamlanmasıyla Suriye'nin elektrik arzının artırılması ve enerji altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
GÜNEŞ VE RÜZGÂR ENERJİSİNDE YENİ YATIRIMLAR
Suriye, doğal gaz santrallerinin yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik projeleri de artırmayı hedefliyor.
Eylül 2025'te Suudi Arabistan merkezli ACWA Power ile yapılan anlaşma kapsamında bin megavat güneş ve yaklaşık bin 500 megavat rüzgâr enerjisi kapasitesi geliştirilmesi planlandı.
Şubat 2026'da ise Dubai merkezli Marv Energy ile 700 megavatlık rüzgâr enerjisi projesi için anlaşmaya varıldı.
Söz konusu proje kapsamında Suriye'de üretilmesi planlanan 140 rüzgâr türbininin kurulması hedefleniyor.
Çalışmaların tamamlanması için beş ila yedi yıllık süre öngörülüyor.
FIRAT NEHRİ'NDE 1,16 MİLYAR DOLARLIK PROJE
Suriye'nin enerji yatırım programında hidroelektrik ve depolama projeleri de bulunuyor.
Suriye Enerji Bakanlığı, Ekim 2026'da Fırat Nehri üzerindeki Halabiya-Zalabiya Barajı projesi için yatırımcıların ilgisini toplamaya yönelik çağrı yaptı.
Tahmini yatırım bedeli 1,16 milyar dolar olan proje kapsamında 81 megavatlık hidroelektrik santrali ve bin 200 megavatlık pompajlı hidroelektrik depolama tesisi planlanıyor.
Projenin hayata geçirilmesiyle hem elektrik üretimine hem de enerji depolama kapasitesine katkı sağlanması hedefleniyor.
SURİYE'NİN ENERJİ MERKEZİ OLMASI NEYE BAĞLI?
Suriye'nin petrol ve doğal gaz kaynakları, Akdeniz'e erişimi ve Türkiye ile bağlantısı, ülkenin bölgesel enerji ticaretinde yeni bir rol üstlenmesine olanak sağlayabilir.
Ancak bu hedefin gerçekleşmesi için çatışmalarda zarar gören altyapının yenilenmesi, yabancı yatırımların sürdürülmesi ve planlanan enerji projelerinin tamamlanması gerekiyor.
Hürmüz Boğazı'na alternatif güzergâh arayışları Suriye'yi yeniden enerji yatırımlarının gündemine taşırken ülkenin bir enerji koridoruna dönüşmesi henüz olasılık olarak değerlendiriliyor.