Muş’un Varto ilçesinde planlanan jeotermal kaynak arama projesi, çevre tartışmalarını beraberinde getirdi. Proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı bölge sakinleri yargı yoluna başvurdu.
Kararın iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan dava, çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmediği iddiasına dayanıyor.
DOĞA SAVUNUCULARI MAHKEMEYE GİTTİ
Davacılar, IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan proje kapsamında verilen kararın hem usul hem de içerik bakımından hukuka aykırı olduğunu savundu.
Dava dilekçesinde, proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu ve bölgenin ekolojik yapısının göz ardı edildiği ifade edildi.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK VURGUSU
Bölgenin önemli bir ekosisteme sahip olduğu belirtilerek yaban keçisi, kurt, ayı ve çok sayıda kuş türünün yaşam alanlarının risk altında olduğu iddia edildi.
Ayrıca bölgenin kuş göç yolları üzerinde bulunduğu ve uluslararası koruma sözleşmeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
TARIM VE SU KAYNAKLARI ENDİŞESİ
Dilekçede jeotermal sondaj çalışmalarının yeraltı ve yüzey su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Arıcılık, hayvancılık ve tarımsal üretimin zarar görebileceği, sondaj sırasında ortaya çıkabilecek gaz ve ağır metal salınımının kalıcı çevresel tahribata yol açabileceği öne sürüldü.
DEPREM RİSKİ VE ARKEOLOJİK ALANLAR
Proje sahasının fay hatlarına yakınlığına dikkat çekilerek sondaj faaliyetlerinin sismik riskleri artırabileceği iddia edildi.
Ayrıca bölgede arkeolojik alanlar bulunduğu ve bu unsurların ÇED sürecinde yeterince değerlendirilmediği savunuldu.
“BİLİMSEL GÖRÜŞ ALINMADI” İDDİASI
Dava dilekçesinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise üniversitelerden bilimsel görüş alınmadığı iddiası oldu.
Avukatlar, önemli doğa alanı statüsündeki bölgede ilgili akademik birimlerin raporu olmadan karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu belirtti.
YARGI SÜRECİ BAŞLADI
Dava, Bingöl İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilgili mahkemeye sunuldu.
Bölge halkı, projenin hayata geçmesi halinde telafisi güç çevresel zararlar oluşabileceğini savunarak hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.