Institut français’in hazırladığı ve Fransızca konuşulan bölgelerden filmlerin gösterildiği Frankofon Film Festivali 2026, Türkiye’nin farklı şehirlerinde sinemaseverlerle buluştu.
Fransa, İsviçre, Belçika, Kanada ve Lüksemburg büyükelçiliklerinin işbirliğiyle düzenlenen festival, 19 şehirde 30 farklı mekanda gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında Türkiye’de henüz vizyona girmemiş 13 uzun metrajlı ve 4 kısa metrajlı film izleyiciyle buluşacak.
FESTİVALDE KADIN TEMASI ÖNE ÇIKIYOR
Institut français Görsel-İşitsel Bölgesel İşbirliği Ataşesi Florent Signifredi, festivalin bu yıl daha geniş bir programla sinemaseverlerle buluştuğunu belirtti. Signifredi, festivalin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne yakın bir tarihte başlaması nedeniyle kadın temasına odaklandığını ifade ederek şunları söyledi:
“Seçkide kadın kahramanların öne çıktığı ve kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan filmlere özellikle yer verdik. Frankofon sinemasında kadınların üretiminin ve hikayelerinin görünür olmasına dikkat çekmek istedik.”
Seçkide yer alan filmlerin yaklaşık yüzde 45’inin kadın yönetmenler tarafından çekildiği belirtildi.
FESTİVAL TÜRKİYE’NİN 19 ŞEHRİNE YAYILDI
Signifredi, festivalin Türkiye genelinde geniş bir alana yayıldığını belirterek Frankofon sinemasını farklı şehirlerde izleyiciyle buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Festival İstanbul, İzmir, Ankara, Ayvalık, Bandırma, Batman, Bodrum, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Kuşadası, Lüleburgaz, Mardin, Mersin, Muğla ve Bergama olmak üzere 19 şehirde düzenleniyor.
İstanbul’daki gösterimler Institut français, Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi, Sinematek/Sinema Evi Kadıköy, İBB Beyoğlu Sineması, Atlas 1948 ve Biletinial Torun Center sinemalarında gerçekleştiriliyor. Festival kapsamında İstanbul’da gösterimler 29 Mart’a, İzmir’de 15 Mart’a, Ankara’da ise 13 Mart’a kadar devam edecek.
FESTİVAL PROGRAMINDA 17 FİLM YER ALIYOR
Festival programında Emma Benestan’ın yönettiği “Animale”, Nabil Ayouch’un “Everybody Loves Touda”, Jean-Marie Larrieu ve Arnaud Larrieu’nun “Le Roman de Jim”, David Oelhoffen’in “Le Quatrieme Mur”, Olivier Meys’in “L’ete de Jahia” ve Amelie Bonnin’in “Partir un jour” filmleri yer alıyor.
Yönetmen Agnes Varda’nın klasiklerinden “L’une chante, l’autre pas” filminin restore edilmiş versiyonu da festival kapsamında özel gösterimle izleyiciye sunulacak.
“MÜZİĞİN ÇOK BÜYÜK BİR GÜCÜ VAR”
Festivalde gösterilen “Partir un jour” filminin yönetmeni Amelie Bonnin, romantik müzikal komedi türündeki ilk uzun metrajlı filminin Cannes Film Festivali’nin açılışında gösterildiğini söyledi. Bonnin, müziğin sinemadaki rolüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Bence müziğin çok büyük bir gücü var. Bize anıları hatırlatıyor. Sinema ile müziğin hikayesi çok eski ve her zaman birlikte var oldu. Sadece müzik ve sözlerle duyguları yaratmanın mükemmel bir yolu.”
