Antalya'da sahte polis kıyafetleriyle düzenlenen baskın sonucu yaklaşık 4 milyon dolarlık kripto para almakla suçlanan 9'u tutuklu 13 sanığın yargılanma süreci devam ediyor. Duruşma, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi.
Sanıklar, "birden fazla kişi tarafından gece vakti nitelikli yağma" suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar, "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan 1 yıldan 3 yıla ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor. Duruşmaya müştekiler ve taraf avukatları da katıldı.
MÜŞTEKİLERİN İFADELERİ
Müşteki Cem Turan, olay günü evinde uyuduğu sırada polis kıyafetli kişilerin kendisine geldiğini ve bu kişilerin gerçekten polis olduğunu düşündüğünü ifade etti. Turan, sanıklardan M.E.A.M'nin kendisine "Çok büyük bir sorunun içindesin, işbirliği yapmazsan gerçekten kötü şeyler olabilir." dediğini belirtti. Bunun yanı sıra, 4 milyon dolar değerindeki kripto parasının darbedilerek alındığını öne sürdü.
Olay esnasında kendisine yapılan tehditlerin korkutucu olduğunu söyleyen Turan, "Sen öleceksin. Ama para gönderirsen belki senin ailen ölmeyecek" şeklindeki sözleri hatırlatarak, "Öleceğimi düşündüm. Ama yapabileceğim bir şey yoktu. En azından ailem güven altında olacaktı." dedi.
EVDE ARAMA YAPILDI
Müşteki Sinem Turan ise, sabah saat 04.30 sıralarında kapılarının zilinin çaldığını ve pencereden bakınca birkaç kişi polis kıyafetli olmak üzere 6 kişinin site güvenliğiyle görüştüğünü gördüğünü aktardı. Kapıyı açtıklarında, sanık Ö.K'nin arama izni gösterdiğini belirten Turan, izin kağıdını incelediği sırada şüphelilerin evlerine zorla girdiğini, eşinin derdest edildiğini anlattı.
Kendisinin, çocuklarının ve bakıcılarının bir odaya götürüldüğünü, eşininse başka bir odada darbedildiğini ifade etti. Turan, "Lütfen beni savcı ile görüştürün. Bir yanlışlık vardır." diyerek yalvardığını söyleyerek, "Sanıklardan biri eve gelenlerin bir kısmının İnterpol'den olduğunu söyledi.
Eşimin çok canlar yaktığını, suçlu olduğunu, benim de aynı suça dahil olduğumu dile getirdiler." diye konuştu.
PARA ARAYIŞI
Bulundukları odada gelen bir kişinin, "İnterpol soruyor 35 milyon dolar para varmış. Bu para nerede?" diye sorduğunu ifade eden Turan, böyle bir paranın kendisinde olmadığını belirtti. Sanıklardan birinin, "Hiç kimseyi tehdit etmedim.
Hiç kimseye cebir şiddet uygulamadım" iddiasında bulunduğu öğrenildi. Olay sırasında Konyaaltı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli olan ve daha sonra emekli olan tutuklu sanık İ.E, müşteki Sinem Turan ve çocuklarının zarar görmesini engellediğini savundu. Sanık Ö.K'nin üzerinde bulunan 35 bin doların, olayda bozdurulan 135 bin dolardan elde edildiğini belirten İ.E, "Bu olayda kimseyi tehdit etmedim.
Hiçbirine şiddet uygulamadım. Ne parasını, altınını ne de değerli eşyasını aldım" şeklinde beyan etti. Rus vatandaşı sanık M.E.A.M. ise tercüman aracılığıyla verdiği ifadede, müşteki Cem Turan'ın beyanlarının asılsız olduğunu iddia etti.
M.E.A.M, olay yerine birini kaçırmak ya da öldürmek amacıyla gelmediklerini belirterek, "Biz sadece alacaklarımızı almak için geldik. Aksi takdirde orada bulunan nakit ve altınları da alabilirdik. Hatta telefonla babamla anlaştık.
Şu anda 3,5 milyon dolar verecekti. Kalan miktar üzerine konuşacaktık. Ayrıca ilk ifadesinde 20 milyon dolar değerinde bitcoin bulunduğunu söyledi.
Eğer haydut olsaydık, o paranın tamamını almak için önümüzde hiçbir engel yoktu. Ama biz Allah'tan korkan insanlarız. Biz yalnızca alacaklarımızı almak istedik" dedi.
Sanık İ.D. da eyleminden dolayı derin bir pişmanlık duyduğunu ifade etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmaya ara verdi.
Müşteki Cem Turan, 29 Aralık 2025 tarihinde Muratpaşa'daki evine sahte polis kimliği ve mahkeme kararıyla gelen şüphelilerin baskın düzenlediğini, çalışanlarını kelepçelemenin ardından yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto parayı kendi hesaplarına geçirdikten sonra güvenlik kamera kayıtlarını alarak kaçtıklarını ifade ederek şikayetçi olmuştu.
Soruşturma çerçevesinde biri aktif, biri emekli olmak üzere 13 şüpheli gözaltına alınmış, bu şüphelilerden 11'i tutuklanmış, 2'si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Daha sonrasında 2 şüpheli daha tahliye edilmiştir.