Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kerpe Adası'nda konuşlu Patriot hava savunma sistemlerinin Girit'e taşınması kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Bakanlık, söz konusu adımın mevcut yanlış uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir gelişme olduğunu bildirdi.
KERPE'DEKİ PATRİOT KARARI
MSB, Kerpe Adası'nın hukuki statüsünün 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Bakanlık, Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları antlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
Bu çerçevede Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe'den Girit'e taşınması kararının, mevcut yanlış uygulamadan geri dönüş yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirildiği açıklandı.
TÜRKİYE'DEN ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU
Bakanlık, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacak yapıcı adımları desteklemeyi sürdüreceğini bildirdi. Açıklamada, atılacak adımların uluslararası hukuka ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere uygun olması gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan doğan hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceği de kaydedildi.
RODOS'TA İHA ÜSSÜ İDDİASI
MSB, Rodos Adası'na İHA üssü kurulmasına yönelik iddialara ilişkin de değerlendirmede bulundu. Rodos'un gayriaskeri statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı biçimde belirlendiği hatırlatıldı.
Bakanlık, bu statüyü ihlal edecek herhangi bir girişimin Yunanistan'ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağını ifade etti.
EGE'DE BARIŞ VE İSTİKRAR MESAJI
Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın yalnızca adanın statüsü açısından değil, Ege'deki barış ve istikrar ile iyi komşuluk ilişkileri bakımından da olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. MSB, Türkiye'nin bölgedeki hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyacağını ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceğini bildirdi.
BÖLGESEL GÜVENLİK GÜNDEMİ
Bakanlığın açıklamalarında, Ege'deki gelişmelerin yanı sıra Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik askeri faaliyetleri de gündeme geldi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin dost ve müttefik ülkelerle eğitim, danışmanlık ve çok uluslu görevler kapsamında çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
NATO kapsamında hava ve füze savunması faaliyetleri, çok uluslu askeri işbirlikleri ve çeşitli ülkelerle yürütülen savunma faaliyetlerinin devam ettiği kaydedildi.