Akbelen’de başlayan süreç, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy çevresinde orman ve tarım alanlarının kömür madeni faaliyetleri kapsamında gündeme gelmesiyle ortaya çıktı. Bölgedeki genişleme planları, özellikle zeytinlikler ve ormanlık alanların etkilenmesi nedeniyle uzun süredir yerel halkın tepkisini çekiyordu. Acele kamulaştırma kararlarının devreye girmesiyle birlikte tartışmalar daha da büyüdü ve Akbelen, çevre mücadelesinin en görünür başlıklarından biri haline geldi.
HALKIN DİRENİŞİ VE SAHADAKİ GERGİNLİK
Kamulaştırma kararlarının ardından İkizköy halkı ve çevre savunucuları bölgede nöbet eylemleri başlattı. Ağaç kesimlerine karşı sahaya çıkan yurttaşlar, zaman zaman güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldi. Müdahaleler, gözaltılar ve saha gerilimleri sürecin tansiyonunu yükseltirken, olaylar yalnızca yerel bir çevre meselesi olmaktan çıkarak ulusal gündeme taşındı.
ESRA IŞIK’IN TUTUKLANMASINA GİDEN SÜREÇ
Bu süreçte dikkat çeken isimlerden biri de İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık oldu. 30 Mart’ta yaşanan protestolar sonrası gözaltına alınan Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha sonra Şakran Cezaevi’ne sevk edilen Işık’ın tutukluluğu, Akbelen direnişinin hukuki boyutunu da gündeme taşıdı.
MAHKEME SÜRECİ VE İLK DURUŞMA
Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Esra Işık ilk kez hakim karşısına çıktı. Savunmasında suç kastı olmadığını belirten Işık, olay sırasında karşısındaki kişilerin kim olduğunu bilmediğini ifade etti. Savcılığın tutukluluğun devamı yönündeki görüşü sonrası mahkeme, Işık’ın tutukluluk halinin sürmesine karar verdi ve duruşmayı 1 Haziran’a erteledi.
BÖLGEDE DİRENİŞ VE TAKİP SÜRECİ
Kararın ardından Akbelen’de İkizköylüler ve çevre savunucuları “Adalet Nöbeti” başlatarak süreci yakından takip etmeyi sürdürdü. Böylece Akbelen mücadelesi yalnızca çevresel bir direniş değil, aynı zamanda hukuk, mülkiyet ve hak arama tartışmalarının da merkezine yerleşmiş oldu.