Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zübeyir Nişancı, Türkiye’de inanç ve dindarlık üzerine hazırlanan araştırmanın sonuçlarını paylaştı. “Verilerle Türkiye’de İnanç ve Dindarlık” raporuna göre, toplumda ateizm ve deizmin kamuoyunda düşünüldüğü kadar yaygın olmadığı, gençlerin dindarlığına ilişkin ise net bir tablo ortaya konulamadığı belirtildi.
“TOPLUMUN YÜZDE 94’Ü ALLAH’A İNANIYOR”
Araştırma verilerine göre Türkiye’de inancın yaygın olduğunu ifade eden Nişancı, “Toplumun yüzde 94’ü Allah’a inanıyor. Geriye kalan kesimin bir kısmı şüpheci, yaklaşık yüzde 4’lük bir kesim ise ateizm, deizm ya da agnostisizme yakın bir yerde duruyor. Türkiye’de ateizm ve deizm, kamuoyunda konuşulduğu kadar yaygın değil.” dedi.
İBADET VE İNANÇ ARASINDA FARK VAR
Nişancı, inanç ile ibadet pratikleri arasında farklılıklar bulunduğuna dikkat çekti. Bazı değerlendirmelerde bu farkın “deizm” ile açıklandığını ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Nişancı, Batı’da bu durumun “aidiyetsiz inanç” veya “pratiksiz inanç” kavramlarıyla ifade edildiğini söyledi.
Türkiye’de inançlı olup ibadet etmeyen yaklaşık yüzde 25’lik bir kesimin bulunduğunu aktaran Nişancı, bu grubun doğrudan deist olarak tanımlanmasının hatalı sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.
DİNDARLIKTE FARKLI PARAMETRELER
Toplumun büyük bölümünün kendisini inançlı olarak tanımladığını belirten Nişancı, bireylerin yüzde 67’sinin kendini “çok dindar” ya da “dindar” olarak gördüğünü söyledi. Namaz kılma oranının yaklaşık yüzde 40 civarında olduğunu, yüzde 13’lük bir kesimin ise ibadetlerden uzak olduğunu kaydetti.
Dindarlık düzeyinin yaş, cinsiyet ve eğitim gibi faktörlere göre değiştiğini ifade eden Nişancı, yaş ilerledikçe hem inanç hem de ibadet oranlarının arttığını dile getirdi.
GENÇLER DAHA MI AZ DİNDAR?
Gençlerin dindarlığına ilişkin değerlendirmede de bulunan Nişancı, mevcut verilerle kesin bir sonuca varılamayacağını belirtti. “Biz ana hatlarıyla buradan ‘yeni nesiller daha az dindar’ diye bir çıkarımı otomatik olarak yapamıyoruz.” dedi.
Araştırmada dindarlığın en belirgin farklılaştığı alanın eğitim olduğu ifade edildi. Eğitim seviyesi yükseldikçe inanç ve dini pratiklerde düşüş gözlendiği belirtildi.