Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) "mutlak butlan" kararı sonrasında Genel Merkez ile Meclis Grubu arasında başlayan yetki tartışmaları, TBMM'nin de birinci gündem maddesi haline geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantılarını ikinci bir açıklamaya kadar ertelediğini duyurmasına karşılık, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in meclis grubunu toplayacağını ilan etmesi üzerine gözler Meclis yönetimine çevrildi. Yaşanan bu usul krizine ilişkin en net açıklama, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'tan geldi.
"VEKİLLER TALEP EDERSE GRUP TOPLANTISI YAPILIR"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, parlamento koridorlarında merakla beklenen "Toplantıyı kim yapacak?" sorusuna Meclis içtüzüğünü ve teamüllerini hatırlatarak yanıt verdi. Kurtulmuş, "Usül bellidir, vekiller talep ederse grup toplantısı yapılır" dedi.
Toplantının televizyon yayını boyutuna da açıklık getiren Kurtulmuş, kurallara riayet edilmesi durumunda herhangi bir engellemenin söz konusu olmayacağını belirterek, usullere uygun olması halinde grup toplantısının Meclis TV'den de yayınlanacağını kaydetti.
"KARAR MERCİİ MECLİS BAŞKANLIĞI DEĞİL"
Numan Kurtulmuş, CHP içerisindeki iki hat arasında yaşanan hukuki ve siyasi çekişmenin muhatabının parlamento yönetimi olamayacağının altını çizdi. TBMM'nin parti içi yarışlarda bir hakem rolü üstlenmeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:
"CHP'deki taraflar arası çekişme TBMM'de değil, mahkemelerde giderilebilir. Karar mercii Meclis Başkanlığı değil. Parti içi ihtilaflarda 'Sen haklısın' deme vazifemiz yok."
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE YANSIMAMASINI UMUT EDİYORUZ"
"Arzumuz sorunu kurumsal yapılarında çözmeleri" diyerek ana muhalefet partisine iç mekanizmaları adres gösteren Kurtulmuş, krizin en hızlı şekilde çözülmesini umduklarını söyledi.
Meclis Başkanı ayrıca, ana muhalefet partisi içinde yaşanan bu derin ayrışmanın parlamento zeminindeki genel mutabakat süreçlerini sekteye uğratmaması gerektiğine dikkat çekerek, parti içindeki ayrışmanın Terörsüz Türkiye sürecine yansımamasını umduğunu ve partiler arası geniş mutabakatın gerisine düşmemek gerektiğini belirtti.