İran Meclis Başkanı Muhammed Bagır Galibaf, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına bu kez matematiksel bir formülle mesaj verdi. Galibaf, X hesabından paylaştığı denklemde ekonomide faiz politikasıyla ilişkilendirilen Taylor kuralına Hürmüz Boğazı ve Babülmendep'i ekledi. İlk bakışta karmaşık görünen formülün arkasında ise oldukça açık bir mesaj var: Enerji arzından kaynaklanan bir sorun, yalnızca faiz politikasıyla çözülemez.
TAYLOR KURALINA HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEP'İ EKLEDİ
Galibaf'ın 16 Eylül'de X hesabından paylaştığı denklem şöyle:
i = r + π + 1.5(π−π*) + 0.5(y−y*) + α(SOH−SOH*) + β(BEM−BEM*), α,β > 0**
Denklemin temelinde ekonomide “Taylor kuralı” olarak bilinen yaklaşım bulunuyor. Bu kural, en basit anlatımla, merkez bankalarının faiz politikasını değerlendirirken enflasyonun hedefinden ve ekonomik faaliyetin potansiyel seviyesinden ne kadar uzaklaştığını dikkate alan bir çerçeve sunuyor.
Galibaf ise klasik formüle iki yeni unsur ekledi: SOH, yani Hürmüz Boğazı ve BEM, yani Babülmendep. Böylece enflasyon ve ekonomik faaliyet üzerinden kurulan denklemin içine dünyanın enerji ve ticaret akışı açısından önemli iki deniz geçidini yerleştirdi.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Galibaf'ın paylaştığı formül, Fed'in kullandığı yeni bir para politikası modeli değil. Klasik Taylor kuralının değiştirilmesiyle oluşturulmuş siyasi ve ekonomik bir mesaj niteliğinde.
DENKLEMİN ARKASINDAKİ MESAJ NE?
Galibaf'ın vermek istediği mesajın merkezinde enerji arzı ile enflasyon arasındaki ilişki var.
Hürmüz veya Babülmendep'te enerji taşımacılığını aksatacak bir gelişme yaşanması, petrol arzını ve nakliye maliyetlerini etkileyebilir. Enerji maliyetlerindeki yükseliş de üretimden ulaşıma kadar geniş bir alana yayılarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir.
Fed gibi merkez bankaları yükselen enflasyona faiz politikasıyla karşılık verebilir. Faizlerin yükselmesi talebi ve ekonomik faaliyeti yavaşlatarak fiyat baskısını azaltmayı amaçlar. Ancak sorun talep fazlasından değil de petrol arzındaki fiziksel bir kesintiden kaynaklanıyorsa, faiz artışı doğrudan yeni petrol üretmez veya kapanan bir deniz yolunu açmaz.
Galibaf'ın formülle yaptığı gönderme de tam olarak bu noktaya dayanıyor. İran Meclis Başkanı, faiz artışının Hürmüz Boğazı'nı açıp açamayacağını ya da piyasaya ilave bir varil petrol sağlayıp sağlayamayacağını sorgulayarak Fed'in para politikası araçlarının sınırlarına dikkat çekti.
HÜRMÜZ'DEN FED'E UZANAN ZİNCİR
Galibaf'ın denkleminde Hürmüz'e yer vermesi, mesajın küresel boyutunu da ortaya koyuyor. Hürmüz'de enerji arzını etkileyen bir gelişme yaşanması halinde bunun sonuçları yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayabilir.
Enerji arzındaki aksama petrol fiyatlarını, petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu, enflasyondaki artış ise Fed başta olmak üzere merkez bankalarının faiz kararlarını etkileyebilir. Böylece Basra Körfezi'ndeki jeopolitik bir gelişmenin etkisi küresel finans piyasalarına kadar uzanabilir.
Galibaf'ın klasik Taylor kuralına Hürmüz ve Babülmendep'i eklemesinin arkasındaki siyasi-ekonomik mesaj da burada belirginleşiyor: Jeopolitik riskler enerji arzını etkilediğinde, enflasyonla mücadele yalnızca faiz denkleminden ibaret olmayabilir.
Bu nedenle Galibaf'ın “Hürmüz denklemi”, yeni bir ekonomi teorisinden çok İran'ın jeopolitik konumunu enerji piyasaları ve ABD para politikasıyla aynı formül içinde buluşturan sembolik bir mesaj olarak öne çıkıyor.