İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada bir kırılma yaşandı. Yıllarca kayıtlara "intihar" olarak geçen ancak savcılığın yeni deliller ışığında "cinayet" temelinde yeniden açtığı dosyada, aralarında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın'ın da bulunduğu 18 şüpheli daha tutuklandı.
İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonların ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerin tamamının tutuklanmasıyla birlikte, dosyaya ilişkin toplam tutuklu sayısı 23’e yükseldi.
8 YIL SONRA GELEN DALGA: 9 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Kütahya, Aydın, Samsun, Bursa, Tunceli, Manisa, Karabük ve İzmir'de gerçekleştirilen operasyonlarda 23 kişi yakalanırken, yurt dışında olduğu tespit edilen 3 firari şüpheliyi yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın ilk aşamasında adliyeye sevk edilen inşaat bekçileri Tayfun Çakmakçı, Hüseyin Kaya, Hulusi Aras, Ali Gülbaşı ve kepçe operatörü Bilal Çelik 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Ardından mahkemeye sevk edilen 18 şüphelinin de tutuklanmasıyla operasyon kapsamındaki tüm gözaltılar cezaevine gönderildi.
TUTUKLANANLAR ARASINDA ŞİRKET SAHİPLERİ VE EMNİYET MÜDÜRÜ DE VAR
Son dalgada tutuklanan 18 kişinin arasında çok kritik isimler yer alıyor. Dosya kapsamında tutuklananlar arasında:
-
Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın,
-
Tanyer İnşaat firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer,
-
Dönemin Narlıdere Karakol Amiri İsmail Köksal,
-
Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar,
-
Grup Amiri Komiser Hüseyin Vurucu ile görevli polis memurları yer aldı.
ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜNE AĞIR SUÇLAMALAR
Soruşturma dosyasında, dönemin İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın’a yönelik çok ağır suçlamalar ve tespitler yer aldı. Savcılığın değerlendirmesine göre, herhangi bir adli görevi bulunmamasına rağmen Yalçın, olaydan hemen sonra inşaat firmasının sahibi Mehmet Münir Tanyer tarafından telefonla arandı. HTS kayıtlarına göre olay öncesi ve sonrasında firma yetkilileriyle yoğun bir iletişim trafiği yürüttüğü belirlenen Yalçın'ın, olay günü Manisa'dan İzmir'e gelerek cinayet mahallinde şirket sahipleriyle toplantılar yaptığı saptandı.
Savcılık, eski emniyet müdürünün olay yerindeki delillere temas ettiği, emniyet personeli üzerindeki idari nüfuzunu kullanarak görevli polis memurlarını yönlendirdiği ve delil kayıplarına neden olduğu üzerinde duruyor. Soruşturma dosyasındaki güçlü emarelere göre; olay yerindeki kamera kayıtlarının, kayıt cihazlarının ve biyolojik delillerin organize bir şekilde yok edildiği, tahrif edildiği ya da yerlerinin değiştirildiği iddia ediliyor.