Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Prof. Dr. İzzet Özgenç hakkında “kamu görevlisine görevi nedeniyle alenen hakaret” suçlamasıyla dava açtı. İddianamede, Özgenç’in sosyal medya paylaşımlarının eski Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca’nın kişilik haklarını zedelediği öne sürüldü. Savcılık, 1 ila 2 yıl arasında hapis cezası talep etti.
İDDİANAMEDE 12 SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI YER ALDI
Hazırlanan iddianamede, Özgenç’in X platformunda yaptığı 12 paylaşım delil olarak gösterildi. Bu paylaşımların, Akarca’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğu iddia edildi. Dosyada yer alan değerlendirmelerde kamu görevlisine yönelik ifadelerin suç kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
ÖZGENÇ’TEN SERT ELEŞTİRİLER VE GÖREV TANIMI VURGUSU
Özgenç’in paylaşımlarında yüksek yargıya ve Mehmet Akarca’nın görevine yönelik sert ifadeler kullandığı görüldü. Bir paylaşımında “Bir hakimin ve bürokratın çalışma odasının yanında yatma yeri ve banyo tasarlamak, devlet eliyle hovardalığa davetiye çıkarmaktır” ifadelerine yer verdi.
Başka bir paylaşımında ise “Türkiye’de uyuşturucu suçundan mahkum İsraillinin serbest bırakılmasına tepki göstermeyen Akarca, yargının itibarını savunamayan bir isim olarak tarihe geçecektir” değerlendirmesini yaptı.
Yine bir diğer ifadede, “Bir hukuk devletinde şüpheli ilişkiler ortaya çıktığında istifa edilmelidir” diyerek yüksek yargı üyelerine yönelik etik sorumluluk çağrısında bulundu.
“Yargıtay Başkanlığı postunda oturan ve sadece tuzluk görevi ifa eden kişi” şeklindeki ifadesi de iddianamede yer aldı.
“HAKARET DEĞİL ELEŞTİRİ” SAVUNMASI YAPILDI
Özgenç, savunmasında söz konusu ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yargıtay Başkanlığı görevlerinin idari nitelikte olduğunu vurgulayarak eleştirilerinin hukuki sınırlar içinde kaldığını ifade etti. Ayrıca suç unsuru bulunmadığını ve iddiaları kabul etmediğini bildirdi.
ŞİKÂYET USULÜ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Davanın Yargıtay Başkanlığı’nın şikâyetiyle açıldığı belirtilirken, Özgenç bu noktaya dikkat çekti. Mehmet Akarca’nın şahsen şikâyetçi olmadığı, başvurunun kurum üzerinden yapıldığı savunuldu. Özgenç, bu durumun usul açısından tartışmalı olduğunu dile getirdi.
YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Dava sürecinde hem ifade özgürlüğü sınırları hem de şikâyet prosedürünün hukuka uygunluğu tartışılmaya devam ediyor. Mahkemenin, sosyal medya paylaşımlarının suç teşkil edip etmediğine ilişkin değerlendirmesi sürecin seyrini belirleyecek.