Soruşturma dosyasına göre İsa A.M., olay günü evden çıkarken telefonunda yüklü Telegram uygulamasında “Konata Izumi” adlı grup üzerinden görüntülü sohbet başlattı. Raporda, bu oturumun yalnızca iletişim amaçlı değil, aynı zamanda canlı yayın niteliği taşıyabileceğine ilişkin teknik değerlendirmelere yer verildi.
Emniyet kayıtlarına göre saldırgan, telefonunu elinden düşürmeden evden çıktı ve okula yürüdü. MOBESE görüntülerinde, cihazı sürekli aktif şekilde kullandığı ve kulaklıkla bağlantıyı sürdürdüğü tespit edildi.
Uzmanlar, bu durumun eylemin dijital olarak izlenmiş ya da paylaşılmış olabileceği ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.
OYUN GRUPLARI VE DİSCORD BAĞLANTILARI
Soruşturma kapsamında saldırganın yalnızca Telegram değil, Discord platformunda da aktif olduğu ortaya çıktı. “Konata Herself” gibi kullanıcı adlarıyla farklı sunuculara katıldığı ve özellikle oyun temelli topluluklarla iletişim kurduğu değerlendirildi.
Raporda yer alan bilgilere göre:
- savaş temalı çevrim içi oyun grupları
- anonim sohbet sunucuları
- kapalı arkadaşlık ağları
üzerinden etkileşim kurduğu tespit edildi.
Uzmanlar bu tür platformların, kimlik gizleme ve kapalı iletişim nedeniyle radikalleşme süreçlerinde risk taşıdığını vurguluyor.
“KONATA IZUMI” GRUBU VE ALT KÜLTÜR REFERANSLARI
Telegram’daki grup adının Japon anime serisi “Lucky Star” karakteri Konata Izumi’ye dayanması dikkat çekti. Aynı referansın Discord hesaplarında da kullanılması, saldırganın dijital kimliğini belirli bir internet alt kültürü üzerinden kurduğu değerlendirmesini güçlendirdi.
Soruşturma birimleri bu tür isimlerin:
- anonimleşme
- dijital kimlik gizleme
- çevrim içi topluluk aidiyeti
amaçlı kullanılabileceğini değerlendiriyor.
BELÇİKA VE İNGİLTERE MERKEZLİ DİJİTAL BAĞLANTILAR
Yapılan incelemelerde, Telegram üzerinden kurulan bağlantılardan birinin Belçika kaynaklı IP adresine dayandığı belirlendi. Bu IP’nin Arnavut asıllı bir şahısla ilişkili olabileceği ve hattın 2011 doğumlu bir kullanıcı tarafından kullanıldığı iddia edildi.
Ayrıca İngiltere’de yaşayan bir çocuğun, saldırıdan önce şüpheliye okul krokisi göndererek “tavsiyeler” istediği ve bu kişinin yerel makamlarca yakalandığı bilgisi raporlara yansıdı.
Uluslararası adli iş birliği kapsamında iki ülke ile veri paylaşımı yapıldığı belirtiliyor.
60 SAYFALIK MANİFESTO VE PSİKOLOJİK DEĞERLENDİRME
Evde yapılan aramalarda İngilizce yazılmış yaklaşık 60 sayfalık bir manifesto bulundu. Belgenin içeriğinde:
- kimlik bunalımı ifadeleri
- şiddet eğilimine işaret eden bölümler
- internet alt kültürlerine referanslar
- bireysel yabancılaşma anlatıları
yer aldığı değerlendiriliyor.
Ayrıca raporda saldırganın kendisini “dinsiz ve cinsiyetsiz” olarak tanımladığına dair ifadeler bulunduğu, ancak bunun psikolojik değerlendirme sürecinde doğrulanmasının gerektiği vurgulandı.
SİVEREK DOSYASI VE İHMAL TARTIŞMALARI
Komisyonun Şanlıurfa Siverek incelemelerinde benzer bir okul saldırısı dosyası da ele alındı. İddiaya göre sosyal medya üzerinden yapılan açık tehditlere rağmen müdahale sürecinde gecikmeler yaşandı.
Bazı komisyon üyeleri:
- ihbarların geç değerlendirilmesi
- polis müdahalesinin gecikmesi
- koordinasyon eksikliği
gibi başlıkların incelenmesi gerektiğini belirtti.
GENEL DEĞERLENDİRME
Soruşturma çok yönlü şekilde devam ediyor. Dosya yalnızca fiziksel saldırı değil, aynı zamanda:
- Telegram ve Discord gibi platformlar
- oyun tabanlı sosyal ağlar
- uluslararası dijital bağlantılar
- psikolojik manifesto içerikleri
üzerinden değerlendirilen geniş bir dijital ekosistem soruşturmasına dönüşmüş durumda.