PKK, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanması tartışılan yasal düzenlemeye ilişkin yeni bir açıklama yaptı.
Örgütün “Hareket Yönetimi” imzasıyla yayımlanan açıklamada, gündemdeki “çerçeve yasa” veya “kök yasa” olarak adlandırılan düzenlemenin Abdullah Öcalan’ın durumunu ve örgütün yönetici kadrosunu da kapsaması gerektiği savunuldu.
Açıklamada, iktidara yakın bazı çevrelerin Öcalan ve örgütün üst düzey yöneticilerinin olası düzenlemenin dışında tutulacağını ileri sürdükleri belirtildi. Öcalan’ın “fiziki özgürlüğünü” içermeyen bir yasanın çözüm üretmeyeceği ve sürecin ilerlemesini engelleyeceği iddia edildi.
PKK, yalnızca silah bırakan alt kadrolara yönelik bir düzenleme yapılmasının yeterli olmayacağını belirterek örgütün yönetici kadrosundan mensuplarına kadar bütün yapıyı kapsayan bir yasal zemin oluşturulmasını istedi.
Açıklamada, örgüt mensuplarının demokratik siyasete katılabilmelerine imkân verecek şartların düzenlenmesi ve bütün üyeler için benzer geri dönüş koşullarının belirlenmesi gerektiği savunuldu.
Bu talepler PKK’nin açıklamasını yansıtıyor. Hükümet tarafından kamuoyuna sunulmuş nihai bir yasa taslağı bulunmadığı için düzenlemenin Öcalan’ı veya örgütün yönetici kadrosunu kapsayıp kapsamayacağı henüz belli değil.
“ÖCALAN İLE İKİ AYDIR GÖRÜŞME YAPTIRILMIYOR” İDDİASI
PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan ile yaklaşık iki aydır görüşme gerçekleştirilmediği ileri sürüldü.
Örgüt, devam eden süreçte Öcalan’ın temel muhatap olduğunu savunarak hazırlanacak yasal düzenlemenin kendisiyle görüşülmesi ve karşılıklı mutabakatla oluşturulması gerektiğini belirtti.
DEM Parti İmralı Heyeti, 15 Temmuz’da AK Parti heyetiyle, 16 Temmuz’da ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmüştü. Heyet, temaslarda sürecin mevcut aşamasının ve ihtiyaçlara cevap verecek bir yasal çerçevenin bir an önce hayata geçirilmesinin ele alındığını açıklamıştı. Heyet ayrıca Öcalan ile en kısa sürede yeni bir görüşme yapmayı hedeflediğini duyurmuştu.
PKK açıklamasında DEM Parti heyetinin 23 Temmuz’da İmralı’ya gideceğine ilişkin bilgilerin kamuoyuna yansıdığı belirtilerek, görüşme trafiğinin kesintisiz sürdürülmesi istendi.
Örgüt, hazırlanacak düzenlemenin tek taraflı biçimde oluşturulmaması gerektiğini savunarak Öcalan’ın önerilerinin ve hazırladığı belirtilen taslağın dikkate alınmasını talep etti.
DEM Parti’nin resmî açıklamasında ise 23 Temmuz tarihi yer almadı. Parti yalnızca İmralı’da Öcalan ile en kısa zamanda görüşme gerçekleştirmeyi hedeflediğini bildirdi. Bu nedenle kesin görüşme tarihi yetkili makamlar tarafından açıklanmış değil.
HÜKÜMET YASAL ÇERÇEVEYİ SİLAH BIRAKMA ŞARTINA BAĞLIYOR
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha önce yaptığı açıklamalarda örgütün silahlarını tamamen bırakması için özel ve belirli süreyle sınırlı bir yasal çerçeve oluşturulması gerektiğini söylemişti.
Çelik, düzenlemenin doğrudan silah bırakma şartına bağlı olacağını belirterek hedefin PKK/KCK’nin bütün şube ve uzantılarıyla silahlı ve yasa dışı yapısının sona erdirilmesi olduğunu ifade etmişti.
AK Parti cephesinden yapılan açıklamalarda yasanın Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını sağlayacağı veya örgütün bütün üst düzey yöneticilerini kapsayacağı yönünde bir taahhütte bulunulmadı.
Çelik, düzenlemenin çıkmasıyla örgütün silah bırakmasına imkân sağlayacak hukuki zeminin oluşturulacağını belirtmişti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da silahların bırakılması, örgütün tasfiyesi ve gerekli yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesiyle sürecin tamamlanabileceğini söylemişti. Kurtulmuş, Meclisin tatile girmesinden önce çalışmaların büyük ölçüde sonuçlanmasını beklediğini ifade etmişti.
DEM Parti heyeti ile AK Parti arasında yapılan son görüşmede yasal düzenlemenin kapsamı konusunda fikir alışverişinde bulunulduğu açıklandı ancak taraflar arasında nihai bir metin üzerinde uzlaşmaya varıldığı duyurulmadı.
Bu nedenle Öcalan’ın hukuki durumu, örgüt yöneticilerinin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği ve geri dönüş şartlarının nasıl belirleneceği, yasa teklifinin kamuoyuna açıklanmasıyla netleşecek.