TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, TRT World Forum 2026'da uluslararası sistemin değişen yapısını ve teknoloji şirketlerinin medya üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sobacı, Türkiye'nin küresel sorunların çözümünde üstlendiği diplomatik role dikkat çekti.
"KÜRESEL ALGORİTMİK VESAYET İNŞA EDİLİYOR"
İstanbul Kongre Merkezi'nde 10'uncusu düzenlenen TRT World Forum, bu yıl "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı forum, 43 ülkeden yaklaşık 150 konuşmacı ve 2 bin katılımcıyı ağırladı.
Açılışta konuşan Sobacı, uluslararası kurumların özellikle Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savundu. Küresel sistemdeki çifte standartların adalete duyulan güveni zayıflattığını belirtti.
Siyasi alanda güç dengeleri değişirken bilgi akışının az sayıda teknoloji şirketinin kontrolünde toplandığını öne süren Sobacı, şunları söyledi:
"Küresel siyasette merkez dağılırken yeni enformasyon ortamında tam tersine bir merkezileşme yaşanmaktadır. Tekno-feodalizm düzeninde küresel bir algoritmik vesayet inşa edilmektedir."
Sobacı, teknoloji şirketlerinin algoritmalar aracılığıyla hangi olayların görünür olacağını belirlediğini ve bunun baskı altındaki toplumların seslerini duyurmasını zorlaştırdığını ifade etti.
"TÜRKİYE'NİN HAK VE ADALET ÖLÇÜTÜ TRT'NİN YAYINCILIK ÖLÇÜTÜDÜR"
TRT'nin yayıncılık anlayışına değinen Sobacı, kurumun çatışmalardan etkilenen toplumların yaşadıklarını dünyaya duyurmayı görev edindiğini söyledi. Sobacı, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yayıncının elindeki en güçlü sermaye güvendir. TRT olarak biz bu güveni Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki ilkesel duruşundan alıyoruz. Bu yüzden diyoruz ki Türkiye'nin hak ve adalet ölçütü TRT'nin yayıncılık ölçütüdür."
Türkiye'nin Rusya-Ukrayna görüşmeleri, Afrika'daki çatışmalar ve Suriye'deki gelişmelerde üstlendiği rollere işaret eden Sobacı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomatik girişimlerine dikkat çekti.
Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür." sözünü hatırlatan Sobacı, Türkiye'nin uluslararası sorunların çözümünde sorumluluk almaya devam ettiğini belirtti.