Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde siyaset gündemini sarsacak bir "kulis bilgisi" paylaştı. CHP içindeki yolların tıkanması ihtimaline karşı Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ikilisinin yeni bir parti kurmak üzere harekete geçtiğini iddia eden Selvi, bu yeni oluşumun Silivri ve Ankara hattında yürütülen çalışmalarını ve perde arkasındaki liderlik krizini kaleme aldı.
"YA BİR YOL BULACAĞIZ YA BİR YOL AÇACAĞIZ"
Yazısında iki ismin son dönemdeki söylem benzerliklerine dikkat çeken Abdulkadir Selvi, Ekrem İmamoğlu'nun daha önce ünlü komutan Hannibal'dan esinlenerek sarf ettiği "Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" sözünü hatırlattı. Salı günkü CHP Grup Toplantısı'nda Özgür Özel’in de "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" ifadesini kullandığını belirten Selvi, ikilinin net bir yola çıktığını ve CHP'de yollarının tıkanması halinde yeni yolu açmak için kolları sıvadıklarını aktardı.
PARTİ ÇALIŞMALARI SİLİVRİ’DE YÜRÜTÜLÜYOR, ARACILIĞI AVUKATLAR SAĞLIYOR
Yeni parti hazırlıklarının sanılanın aksine Ankara'daki ofislerde değil, Silivri'de yürütüldüğünü öne süren Selvi, çalışmalara dair ayrıntıları paylaştı. Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de partinin kuruluş çerçevesini hazırlayıp kurucu isimler üzerinde çalışarak süreci hızlandırdığını belirten Selvi, Özgür Özel adına başkentteki parti kurma çalışmalarını ise Önder Sav ile Bülent Tezcan'ın yürüttüğünü iddia etti.
İMAMOĞLU: "CHP BENİM İÇİN YÜK"
İmamoğlu ile Özel arasındaki diyalog ve bilgi akışının, İmamoğlu'nun tuttuğu notların düzenli aktarılması da dahil olmak üzere avukatlar aracılığıyla sağlandığını öne süren Selvi, İmamoğlu’nun CHP'nin 100 yıllık bagajını ve yükünü taşımak istemediğini kaydetti. İmamoğlu'nun "CHP benim için yük" dediğinin konuşulduğunu ifade eden Selvi, dört eğilimi kucaklayan, eski ANAP benzeri bir "Merkez Parti" modeli üzerinde durulduğunu aktardı.
SİLİVRİ’DEN GELEN MODEL KRİZE YOL AÇTI: "BEN GENEL BAŞKAN OLAYIM, ÖZEL ADAY OLSUN"
Kulislerin en çarpıcı kısmını ise iki isim arasında patlak veren yönetim krizinin oluşturduğunu belirten Selvi, İmamoğlu’nun hapse girmekten kurtulamamasına rağmen liderlik talebinde bulunduğunu yazdı. Selvi, yaşanan krizi şu sözlerle anlattı:
"Ekrem İmamoğlu, kendisini alelacele cumhurbaşkanı adayı ilan ettirdi ama hapse girmekten kurtulamadı. Bu kez de 'Yeni kurulacak olan partinin genel başkanı ben olayım' diyormuş. Ekrem İmamoğlu’nun yeni parti için önerdiği yönetim modeli; 'Ben genel başkan olayım. Gökhan Günaydın Meclis’te Grup Başkanı olsun' şeklinde. Peki Özgür Özel ne olacak? 'Özgür Özel ise cumhurbaşkanı adayımız olsun' diyor."
"ROL DEĞİŞTİ, İBRE ÖZGÜR ÖZEL'DEN YANA"
Özgür Özel'in bu teklifi kabul etmeyeceğini ve etmemesi gerektiğini savunan Selvi, Özel'in 19 Mart'taki tutuklama sürecinden itibaren sokağı ve parti tabanını başarıyla konsolide ettiğini vurguladı. Siyasette rollerin değiştiğini belirten Selvi, şu değerlendirmede bulundu:
"Şartları belirleme imkanı Ekrem İmamoğlu’nun değil, Özgür Özel’in elinde. Çünkü Özgür Özel hem tabanda güçlü hem de Meclis’te. Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den yaptığı müdahaleler nedeniyle yeni parti sancılı doğuyor. Bu kriz öyle sıradan bir kriz değil, varoluşsal bir kriz."