Business World Alliance (BWA) bünyesinde Türkiye’ye kalıcı kurumsal yatırım getiren ilk iş insanı Çetin Ay, Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Türkiye’nin güçlü bir vergi toplama kapasitesine sahip olmasına rağmen bu kaynağın vatandaşın hayatına yansımadığını vurgulayarak, asıl sorunun “kaynak eksikliği değil, ekonomik akıştaki bozulma” olduğunu söyledi.
“HAZİNE DOLUYOR AMA VATANDAŞ PAZARA GİDERKEN KORKUYOR”
Türkiye’de vatandaşın ürettiğini, çalıştığını ve vergi ödediğini belirten iş insanı, dolaylı vergiler dahil olmak üzere hazineye yılda yaklaşık 300 milyar dolar girdiğini, bunun bugünkü kurla 13,2 trilyon TL seviyesine karşılık geldiğini ifade etti. Buna rağmen vatandaşın alım gücünün düşmesinin ciddi bir çelişki yarattığını söyledi. “Musluk sağlam, su bol. Ama su eve ulaşmıyorsa sorun muslukta değil, borudadır” diyen iş insanı, ekonomik sistemdeki taşıyıcı hatların sağlıklı çalışmadığını savundu.
“ÇOK PARA GİRİYOR AMA SOFRAYA GELMİYOR”
Toplanan büyük vergi gelirlerine rağmen emeklinin, öğrencinin, işçinin ve memurun cebine para girmediğini belirten iş insanı, bu durumun ekonomik yönetim açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Bu kadar vergi toplayan bir ülkede vatandaş neden pazara giderken tedirgin?” sorusunu yönelten iş insanı, hazine dolarken borcun büyümesinin ekonomik bir çelişki olduğunu dile getirdi.
BORÇ NEDEN ARTIYOR? “SORUN EKONOMİ DEĞİL”
Yollar, köprüler ve hastanelerin büyük bölümünün yap-işlet-devret modeliyle inşa edilmesine rağmen dış borcun arttığını vurgulayan iş insanı, bu modelin bütçe dışında görünse bile verilen garanti ödemeleri nedeniyle borç yükünü büyüttüğünü söyledi. “Para giriyor ama borç da artıyorsa, sorun ekonomi değil; sistemin kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.
“SATIŞLAR ÇÖZÜM OLMADI, BORÇ AZALMADI”
Devlete ait fabrikalar, bankalar, limanlar ve arazilerin yıllar içinde satıldığını hatırlatan iş insanı, buna rağmen bütçenin rahatlamadığını ve borcun azalmadığını ifade etti. “Kalan son köprüler ve yollar da satılırsa yine çözüm olmayacak. Boruda sızıntı varsa ne vergi ne özelleştirme çare olur” dedi.
EĞİTİM VE HUKUK UYARISI: “GELECEK BULANIKLAŞIYOR”
Değerlendirmesinde eğitime de ayrı bir parantez açan iş insanı, eğitimin bir pusula olduğunu ve yön kaybının doğrudan geleceği bulanıklaştırdığını söyledi. Eğitimin bilimden uzaklaştığı ölçüde gençlerin rekabet gücünü kaybettiğini vurguladı. Hukukun ise ekonominin omurgası olduğunu belirten iş insanı, “Hukuk tartışmalıysa yatırım gelmez, üretim yavaşlar, refah zayıflar. Ekonominin yakıtı güvendir” ifadelerini kullandı.
“DIŞ GERİLİM VE İÇ KUTUPLAŞMA RİSKİ BÜYÜTÜYOR”
Dış politikadaki gerilimlerin finansmanı pahalılaştırdığını, içerde artan kutuplaşmanın ise reform kapasitesini zayıflattığını dile getiren iş insanı, reform yapamayan bir devletin sorun çözemeyeceğini söyledi.
“BU ÜLKENİN PARASI NEREDE?”
İş insanı, tüm bu tabloyu şu soruyla özetledi: “Para var. Vergi var. Satış var. Peki bu ülkenin parası nerede?” Sorunun net olduğunu vurgulayan iş insanı, “Hazineye çok para akıyor ama vatandaşa damlamıyor. Sorun kaynakta değil, akışta” dedi.
“BU MİLLET VARLIKTA DARALMAYI HAK ETMİYOR”
Güçlü bir toplumsal mesaj veren iş insanı Çetin Ay, Türkiye’nin yokluk içinde büyümeyi başarmış bir millet olduğunu belirterek, “Bu yüce millet, varlık döneminde daralmayı hak etmiyor” ifadelerini kullandı.
Haber: Melisa Altuntaş

